Chimera Nedir? | Yunan Mitolojisinde Chimera


Chimera (Kimera) yunan mitolojisinde aslan, keçi ve yılan görünümü ve özelliklerine sahip korkutucu bir mitolojik yaratıktır. Antik Yunanlılar tarafından korkulan ve saygı duyulan  Chimera yunan mitolojisindeki en tuhaf yaratıklardan birisidir. Günümüzde Chimera kelimesi türü tanımlanamayan canlılar için kullanılmaktadır.

Chimera Nedir?

Chimera erkek bir aslan vücuduna sahip olmasına karşın dişidir. Bu durum antik yunan tasvirlerinde gövdesinde bulunan iri memelerinden anlaşılmaktadır. Aslan vücudunun sırt kısmından iri boynuzlu ve sakallı bir keçi başı daha bulunur. Chimera’nın kuyruğu ise korkutucu ve zehirli bir yılan şeklindedir. Aslan başının üzerinde sivri ve abartılı kulaklara bulunur.

Chimera Bellerophon ve Pegasus

Chimera’nın görüşünü kadar kişiliği de korkutucudur. Antik Yunanlılara göre bu korkunç canavarın acıma duygusu yoktur. Genellikle köylerde bakılan koyunları avlayarak karnını doyurur. Bazen köylerdeki masum insanların vahşice katledilmesinden de sorumlu tutulmuştur.

Chimera o dönem insanlar tarafından yenilmez olarak görülüyordu, onlar için en tehlikeli özelliği keçi başından etrafa saçtığı kavurucu alevlerdi. Bu yüzden Chimera insanların en azılı düşmanları arasında yer alıyordu. Antik Yunanlılar volkanik patlamaların da Chimera ile ilgili olduğunu düşünüyordu.

Chimera yunan mitolojindeki iki korkun. canavarın çocuklarından birisiydi; Typhon (Tayfun) ve Echidna. Typhon antik yunanda en fazla korkulan yılan başlı yaraktıktır. Antin yunanda Typhon’un 100 başı olduğuna inanılmaktadır. Chimera’nın Kerberos, Hydra, Orthus ve Sphinx adlarında dört kardeşi daha bulunmaktadır.

Chimera ve Bellerophon

Chimera az sayıda insanın bulunduğu Lyne kırsalında yaşamayı seçmişti.  Böylece daha rahat avlanıyor ve avlanmaktan uzak duruyordu. Ancak hesapta olmayan bir şekilde yolları Bellerophon ile kesişecekti.

Bellerophon Tanrı Poseidon’un oğluydu ve yakışıklı bir adamdı. Henüz ergenlik döneminin sonlarında bir suç işlediği için kral Proteus’a yargılanması amacıyla gönderildi. Kral bu genç adamın potansiyelini gördü ancak Kral’ın karısı da aynı potansiyeli görmüştü. Kralın karısı Bellerophon’a kendisi ile birlikte olması için yalvardı. Ancak genç adam kendisini affetmek üzere olan krala bu şekilde ihanet edemeyeceğini söyledi Bunun üzerine kralın karısı Bellerophon’un kendisine tecavüz etmeye çalıştığı yalanını uydurdu.

Kral duyduğu yalanlardan sonra genç adamı öldürmek istiyordu ancak Bellerophon’un damarlarında dolaşan tanrı kanından korktu. Kral Proteus bir plan yaparak onu kayınpederi olan Kral Lobates’e gönderdi.

Kral Lobates hükümdarlığında dolaşan bir yaratıktan haberdardı. Bu nedenle Poseidon’un oğlu Bellerophon’u Chimera’ya karşı savaşması için gönderdi. Lobates genç adamın bu şeytani yaratığa karşı hiç şansının olmadığını düşündü ancak Bellerophon’un yardımına gelecek bir kardeşi vardı.

Bellerophon ile üvey kardeşi olan kanatlı at Pegasus, çocukluk dönemlerinde her zaman birlikteydiler ve çok yakındılar. Chimera’yı öldürmeye giden genç adam bu bağa güvenerek kardeşi Pegasus’u yardımına çağırdı.

Kardeşler ve Chimera arasında amansız bir dövüş başladı. Bellerophon Chimera’nın üzerine oklar yağdırdı. Uzun süren bu dövüşün ardından Bellerophon ateş kusan yaratığın boğazına bir mızrak sapladı. Chimera’nın vücudundan yayılan ateş onu içten dışa doğru yaktı. Böylece ateş püskürten canavar Chimera’nın sonu gelmiş oldu.

Tarihte Chimera’nın yunan mitolojisinden yaklaşık 3000 yıl daha eskiye dayanan Mısır mitolojisinde bir Tanrı olan Sekhmet bir bağı olduğu söylenebilir. Bunan nedeni görünüş ve özellik olarak ortak noktalara sahip olmalıdır.


Arkadaşlarınızla paylaşın!

69
69 noktalar

0 yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EnglishTurkish