Circe | Yunan Mitolojisinde Büyünün Tanrıçası

0
82

Circe yunan mitolojisinde büyünün ve sihrin tanrıçası olarak geçer. Bazı kaynaklar ise onun bir Nymph (orman tanrıçası/perisi), cadı veya büyücü olarak tanımlar.  Özellikle şifalı iksir yapımı, doğal ilaçlar konusunda yüksek bilgi sahibidir. Yeteneklerini kendisini kızdıran düşmanlarına karşı kullanmaktan çekinmez genellikle kızdığı kişileri vahşi hayvanlara dönüştürür. Ayrıca büyü yapmasına yarayan Rhabdos isimde bir asa taşır. Büyü yaparken bu asayı kullanır. Aslında Rhabdos kelimesi batılı yazıtlarda asa veya sihirbaz değneği anlamına gelen ilk kelimedir. Bu kelime ilk olarak Homer’in yazmış olduğu  Odyssey adındaki eserde geçer. Bu eserde Circe Odysseus’u vahşi bir hayvana dönüştürmek için asasını kullanır.

Circe büyü Tanrıçası
Circe büyü Tanrıçası

Circe, Güneş Tanrısı Helios ve Titan Perse’nin kızı olarak bilinir. Başka bir hikayede ise Büyücülük Tanrısı Hekate’nin (Hecate) kızı olarak geçer. İki erkek kardeşi bulunmaktadır. İlki kanatlı bir koçun tüylerinden yapılan ve kraliyetin malı altın örtünün koruyucusu olan Aeetes’dir. İkinci erkek kardeşinin ismi ise Perses’tir. Tek kız kardeşi ise Pasiphae’dir. Pasiphae Yunan adasının kraliçesi ve Kral Minos’un karısıdır. Pasiphae Sığır başlı ve insan vücutlu olan Minator’u (Minatour) doğurmuştur.

Bazı kaynaklarda Circe kocası olan Colchis Prensini öldürdüğü için babası Helios tarafından Aeaea adasına sürgün edilmiştir.

Circe ve Odysseus

Deniz canavarları ile savaşan 12 gemiden yalnızca Odysseus’un gemisi ve mürettebatı sağ olarak kurtulur. Odysseus bu zorlu karşılaşmadan sonra mürettebatı ile birlikte Circe’nin adası olarak bilinen Aeaea adasına çıkarlar.

Adaya çıkan mürettebat ilk bakışta adada yerleşik hayata dair bir bulamaz. Ancak Odysseus adanın ortasındaki ormandan bir duman yükseldiğini görür. Bunu araştırması için keşif ekibi kurar ve ekibin başına kayınpederi Eurylochus’u atar.

Odysseus’un adamları dumana yaklaştıklarında bir ev görür. Eve yaklaşan tayfa evin etrafında birbirinden güzel evcil hayvanların yanında, evcilleştirilmiş gibi gözüken vahşi hayvanlara rastlarlar. Evin içerisinden ise bir kadının şarkı söylediği duyulmaktadır.

Evin içerisinden büyü tanrıçası çıkar ve yabancı adamları evine davet eder. Bu durum karşında Eurylochus şüphelenir ve eve girmek yerine geri döndüğünü söyleyerek evi izlemeye başlar. Tanrıça gelen yabancılara meyve aromalı şarap ikram eder. Şarabı için mürettebat keyiflenir tam bu esnada Circe asasını kaldırarak onları birer domuza dönüştürür. Bedenleri bir domuz bedenine dönen adamlar homurdanmaya ve ağlamaya başlar.

Eurylochus hemen geri dönerek olanları Odysseus’u anlatır. Odysseus ise yaşananlar karşısında çok kızmıştır ve Circe ile yüzleşmeye karar verir. Ormanın içerisinde yoluna devam eden Odysseus’un karşısına Ulak Tanrı Hermes çıkar ve ona Circe’nin büyülerine karşı bağışıklık kazanmasını sağlayacak bir iksir verir.

Hermes’in verdiği iksir sayesinde Odysseus Circe’nin ikram ettiği şaraptan etkilenmez. Ancak Tanrıça bunu fark etmez ve asasını kaldırır. Bunu gören Odysseus ise ona kılıcıyla karşılık verir. Bu durum karşısında şaşıran büyücü tanrıça Odysseus’un adamlarını eski haline çevirmeye razı olur. Bunun yanında cesaretinden ötürü Odysseus’a aşık olur. Bazı kaynaklarda Circe ve Odysseus’un bir yıl boyunca birlikte adada kaldıkları ve bu birlikteliklerinden çocuk sahibi oldukları belirtilmektedir.

Kaynaklar:
The myths and legends of ancient greece and rome – E.M. berens
Walter Burkert – İlkçağ Gizem Tapıları
Yunan Ve Roma Mitolojisi- Colette Estin

Bir Cevap Yazın