Fenomenoloji Nedir? Fenomenolojik Yaklaşım


Fenomonoloji, Yunancada görüngü anlamına gelen fenomenon ile akıl, bilgi anlamına gelen logos sözcüklerinin birleşmesi ile oluşan bir terimdir. Bu terimin anlamca karşılığı fenomen üzerine yapılan bir sorgulama bir araştırma çabasıdır. Fenomenoloji nedir? Sorusundan önce daha iyi anlayabilmek adına fenomen kavramına açıklık getirmek yararlı olacaktır. İnsanın duyu organları ile algılayabildiği her türlü varlık, nesne, nitelik, olgu, olay gibi şeylere karşılık gelen felsefe terimine fenomen denir. Bu anlama göre fenomen, insanların dolaysız bir şekilde doğrudan deneyimlediği şeylere karşılık gelmektedir.

Fenomonoloji nedir?
Fenomonoloji nedir?

Fenomenoloji 20.yüzyıl da Edmund Husserl tarafından bir felsefi akım olarak kurulmuştur. Görüngübilim ya da Zahiriye adıyla da bilinir. Fenomenoloji sadece felsefe akımı değil aynı zamanda düşünsel bir yöntemdir. Husserl’ e göre fenomenoloji bütün bilimlerin temelidir. Bu ilim, felsefe, mantık ve psikolojinin direkt temelini hazırladığı gibi diğer ilimlerin de dolaylı yoldan temelini hazırlar. Edmund Husserl soyutluktan sıyrılıp somut şeylere dönerek tıkanan felsefenin önünün açılacağı iddiasında bulunmuştur. Fenomenoloji özne-nesne ilişkisini kabul eder fakat bu ilişkiyi diğer felsefi akımlarda olduğu gibi ele almaz. Fenomenoloji “öz” leri araştırır. Burada bir noktaya değinmek gerekir fenomenoloji “öz” ler bilimi değildir. Asıl olarak “öz” ü görüleyen bilincin bilimi olarak karşımıza çıkar.

Fenomenolojik Yaklaşım

Fenomenolojik yaklaşım nedir? Fenomenolojik yöntem burada önem teşkil eder. Fenomenolojik yaklaşım, “gerçek” kavramının farklılık arz edebileceğini öne sürerek, “evrensel bir gerçek” kavramının kabul edilip edilemeyeceğini sorgular. Görüngübilimi gerçekliğin bilinç tarafından yaratıldığını iddia eder. Dünyadaki deneyimlerimizin en soyut olandan en somut olana kadar tümü bilinç tarafından kurulmuştur. Bundan dolayı fenomenolojinin hedefinde bilincin sistematik incelemesi vardır. Buradan fenomenolojik bir yöntem açığa çıkar. Bu yaklaşıma göre hem bildiğimiz bilgiler hem de bilmediğimiz bilgilerin hangi süreçten geçerek oluşturuldukları anlamaya çalışılır.

Yaklaşım “askıya alma” ve “fenomenolojik indirgeme” olarak iki temel kategoriye ayrılır. Fenomenolojik indirgemeye göre özün bilgisine ulaşmak iki tür indirgeme işlemi ile mümkündür. Dış dünyanın varlığı yanı sıra duyumsallığımız da askıya alınır. Paranteze alma yöntemi de denilen bu yöntemde nesnelerin algılarımıza yansıması ve nesnelerin arasındaki ilişkiler paranteze alınır. Husserlci yaklaşımın belirgin özellikleri olan askıya alma ve fenomenolojik indirgeme, bir taraftan verilen öğelerin rastlantısallarının paranteze alınıp dışta bırakılmasını diğer taraftan nesnenin mantıksal, sanatsal, bilimsel, kültürel, dinsel, toplumsal anlamından çıkarılmasını ve her türlü yargıdan arınmasını ifade eder. Böylelikle bu iki yöntemle öznede nesnede askıya alınıp tesadüfi olgular dünyasından ve de bilinci yöneten öznel yargılardan arındırılmış olur. Bu yöntemlerin amacı bütün rastlantıların ötesinde nesnenin özünü bulabilmektir. Paranteze alma yöntemi ile özne ve nesnelerin bilinç içindeki özsel bilgilerini yani özlerini bulma fırsatına sahip oluruz.

Felsefi Tarih İçinde Fenomenoloji

Fenomenolojizm nedir? Görüngübilim ya da özbilim olan bu felsefe akımı Husserl’den önce de farklı düşünürler tarafından ele alınmıştır. Filozoflar tarih boyunca birbirlerinin düşüncelerinden etkilenerek felsefi akımların var olmasını sağlamışlardır. Fenomenolojizm nedir sorusu felsefi tarih içinde ele alınırsa Husserl’den önce ve sonra birçok düşünürün bu yaklaşıma tabi olduğunu görürüz. Fenomen Platon’ a göre görünüşler dünyasındaki farklılık gösteren varlıklara yani değişik görünüşlere karşılık gelmektedir. Fenomen sözcüğü ilk kez 1807′ de Alman filozof Hegel tarafından ” Aklın Fenomenolojisi” adlı yapıtta kullanılmıştır. Yine Alman bir filozof olan Immanuel Kant dünya gerçeklerini bilmemizin olanaksız olduğunu ve dünyayla ilgili bilgimizin sınırlı algılarımız kadar olduğunu söyleyerek fenomenolojiyi felsefi bir kavram olarak kullanmıştır. Yani Kant’a göre insanın bilgisinin sınırlarını oluşturan bir alandır.

Kaynaklar;

https://plato.stanford.edu/

https://en.wikipedia.org/


Arkadaşlarınızla paylaşın!

69
69 noktalar

0 yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EnglishTurkish