İlahi Komedya | Dante’nin İlahi Komedya’sı Ne Anlatıyor?


İlahi Komedya Dante tarafından 14. Yüzyılın ilk yarısında yazılmıştır. İtalyanca olarak kaleme alınan eser İtalyan edebiyatının bilinen en ünlü epik şiiri ve dünya çapında bilinen en meşhur eseridir. İlahi Komedya eserinde Dante öldükten sonra ve ölüm anında sırası ile cehennem, araf ve cennete yaptığı yolculuğu eserlerinde ki başkahraman olan kendisinin ağzında dile getirip detayları ile anlatmıştır. Orta Çağ döneminde komedya trajedi yani tragedyanın tam aksi olarak sonu mutlu son ile biten hikaye anlamına gelmektedir. Eserin adının komedya olması bunun komedi ya da güldürü unsuru taşıdığı anlamına gelmemektedir. İlahi Komedya eseri orta çağ ile Rönesans dönemi arasında ele alınmış olan şiir ve içeriğinde ki hayal gücü, alegorik tasavvur ve öldükten sonra ki hayatı anlattığı hikayesi ile Hristiyan olan batı kiliseleri tarafından dikkatini çekmiş ve benimsenmiştir. İlahi komedyanın orijinal isminde ilahi kelimesi yer almamaktadır.

1360 senesinde Giovanni Boccaccio tarafında komedyanın başına ilahi kelimesi eklenerek eser Hristiyanlaştırılmıştır. İlahi komedya eseri İtalyancanın Toskana lehçesi ile yazılmıştır. Dünya klasikleri arasında yer alan İlahi Komedya eserinin İtalyanca olarak yazılması dönemin diğer yazar ve şairlerinin de ufkunu açıp farklı dillere yönelmesine sebep olmuştur. İtalyan dilinin daha modern ve daha yaygın olarak kullanılmasında Dante’nin rolü büyüktür.

Dante İlahi Komedya eserini kaleme aldığında İtalya Orta Çağ’dan Rönesans dönemine geçiş aşamasındaydı. Ülkenin içinde olduğu bu durum İlahi Komedya eserinde de açıkça ve detayları ile anlatılmıştır. Hem orta çağ dönemine ait hem de klasik olan unsurlar eserde kendini kuvvetli olarak ortaya çıkarmıştır. Dante’nin bu eseri Hristiyanlık dini ile ilgilidir ve ölüm sonrası hayatı bir kurgu içerisine sokup seyahat ediyormuş gibi anlatmıştır.

Yaşadığı dönemin kuzey İtalya’sında Guelfo ve Ghibellinolar arasında olan politik mücadele de Dante Kutsal Roma İmparatorluğu’nu destekleyen gruba karşı olarak papalığı savunan ve destekleyen Guelfler’in yanında yer almıştır İtalya’nın Foransa kentinden olan Guelfler 1300 senesinde iki gruba bölünmüşlerdir.

Dönemin Floransa’sında bilinen iki parti vardır. Ghibellinolar ve diğeri de Guelfolar’dır. Ghibellinolar bizzat dönemin İmparatoru tarafından desteklenmektedir. İmparator ve savunduğu partisi aristokrasiyi savunmuşlardır. Guelfolar ise bizzat papa tarafından desteklenmektedir. İlerleyen dönem içerisinde Pistoia Guelfolara temsilcilerini siyahlar beyazlar olarak iki ana gruba ayırmışlardır. Bu iki ana gruba ayırma olayı doğal olarak Guelfolarında ikiye bölünmesine sebep olmuştur. Beyaz grubun başında Cerci ailesi bulunmaktadır. Bu beyaz gruba Popolo grasso ismi verilmiş olan zengin ve burjuva kesim tarafından desteklenmektedir. Yeniliğe oldukça açık bir grup olmuşlardır. Bunun yanı sıra papa ve papalık düzene de uzak kalmayı tercih etmişlerdir. Siyah grubun başında ise Donati ailesi bulunmaktadır. Feodal dönemden kalmış olan bazı aristokrat aileleri ve bunlara ilave olarak zanaat ile uğraşan kesim ve de son olarak işçi sınıfı gibi düşük bir gelire sahip olanların desteklediği ve arkasında durduğu bir grup olmuştur. Siyahlar politik görüşlerinde beyazlara göre çok daha bağnaz ve dogmatik olmuşlardır.

Dante yirmi dört yaşındayken 1289 senesinde Guelfo şövalyeleri ile birlikte Campaldino savaşı’nda Arezzo’ya karşı savaşmıştır. Dante’nin eşi Gemma Donati siyah grubu yöneten aileden olsa dahi Dante beyazların grubunda yer almıştır. Devlet işlerine ve yönetimine katılmak isteyen Dante hekim ve eczacıların kocasına dahil olup, odaya yazılmıştır. Bunun en büyük sebebi ise dönemin kanunlarına göre asillerin devlet işlerine girebilmesi için ilk olarak bir zanaat odasına kayıtlı olması gerekmekteydi. Ve Dante’nin siyasi hayatı böylelikle başlamış oldu. Bu siyasi dönemde papa Floransa’nın iç işlerine karışmaya ve beyazların grubunun karşısında yer alıp sürekli olarak siyahları desteklemeye başlamıştır.

Papa’nın Floransa’nın iç işlere karışması Floransa’yı yönetenleri ve orada önde gelen ailelerini ve özellikle de her fırsatta ve ortamda karşı çıktığı beyaz grubu oldukça rahatsız ediyordu. 1300 senesinde Dante yalnızca iki aylık bir süreç için Floransa yönetiminin başında yer alan altı kişilik kurula seçilmiştir. Beyaz grubun Floransa üzerinde ki hakimiyetini sonlandırmak için Papa harekete geçmiştir. Papa Fransa yönetiminde ki kralının kardeşi olan Charles de Valois’i Floransa’ya davet etmiş ve gelmesi için ikna etmeyi başarmıştır. Floransa yönetimi durumdan haberdar olunca papayı kararından vazgeçirmek için içerisinde Dante’nin de olduğu 6 kişilik kurulu Roma’ya direk olarak papanın yanına göndermiştir. Papa Roma’dan gelen heyeti oyalarken 1301 yılında kral Charles de Valois ve yanında getirdiği süvarileri ile beraber Floransa’ya girmiştir.

O dönemde kentin hakimiyeti beyazların elindeydi. Siyahların büyük bir çoğunluğu sürgüne gönderilmiştir. Kral Charles de Valois beraberinde ki süvarileri ile birlikte ezilmiş olan siyahları da kendi yanlarına çekerek beyazları kentin dışına atmıştır. Beyaz gruba ait olan mallarının birçoğuna el konulmuş ve beyazlardan bazıları idam cezası ile cezalandırılıştır. Kalanları da sürgün edilmiştir.

Dante hayatının hiçbir döneminde papayı sevmemiştir. Beyaz gruba karşı olarak başlatılmış olan bu ayaklanmada Dante’de 27 ocak 1302 senesinde sahtekarlık suçundan ve haksız kazanç elde edilmesi gibi aslı astarı olmayan suçlardan para cezası verilmiş ve yaklaşık iki yıl boyunca Floransa topraklarından sürgün edilmiştir. Ve Dante’nin hiçbir zaman devlet işlerine karışmaması kararı da bu kurulda alınmıştır. Floransa topraklarında askerler tarafından kentin içerisinde yakalandığı anda derhal idam edileceği kararı verilmiştir. Dante’nin hayatı boyunca devam eden bu sürgün İlahi Komedya eserinin bölümlerinde Dante’nin sürgününün bir kehanet olması ve Dante’nin politik görüşlerini, bir çok düşmanını sonsuza dek lanetlemesi komedyanın bölümlerinde yer almaktadır.

Dante yüksek ihtimal ilahi komedyasını sürgünde olduğundan dolayı ve bir daha asla geri dönemediği 1308 senesi ile 1321 senesi arasında kaleme almıştır. Cehennem ve Araf cildinde sırası ile günahkarlığı, tövbekarlığı ve yaşadığı başına gelen olayları anlatmaktadır.

İlahi Komedya’nın Yapısı

İlahi Komedya eseri cehennem, araf, cennet adlarında ki ( İtalyanca simleri sırası ile Inferno, Purgatorio, Paradiso ) ve her biri 33 kıtadan oluşup 14.233 dizeden meydana gelmiştir. Başlangıç olan dörtlüğü şiire giriş bölümüdür. Ve genel anlamda bu dörtlük ilk bölümün içerisine dahil edilmemiştir. Böylelikle 33 kıta 3 bölümden ve ilave olarak giriş bölümünden oluşmuştur. Toplamda 100 kantodan oluşmuştur. İlahi Komedya eseri incelendiğinde 3 7 22 33 sayıları ilk etapta dikkat çekmiştir. Şiirde ki bölümler bu sayıların katları şeklinde yazılmıştır. Yazar şiiri Terza Rima nazım ölçüsüne göre kaleme almıştır. Dize sonlarında aba, bcb, cdc şeklinde ki de gibi devam etmiştir. Şiirin kafiye yapısına uygun olarak dilimize çevrilmesi oldukça zor olduğundan çok uzun yıllar Türkçe çevirisi yapılamamıştır.

İlahi komedya eserinin yazım biçimi bir tesadüf eseri ortaya çıkmamıştır. Orta çağ döneminin diğer eserleri gibi sayılar ve semboller ile kişiselleştirilmiştir. İlahi Komedya eserinin her üç paragrafından birisinin dize sonundaki kelimesi yıldızlardır. Dizelerin terza rima kafiyesi ile yazılmış olması ve 3 parçadan oluşması Hristiyanlık dininde teslise ve bunlara ilave olarak da kantoların 33 kıtadan yazılmış olması İsa Peygamber’in öldüğü yaşını temsil etmektedir.

Giriş kantosu ile birlikte elde edilen 100 kanto ise Hristiyanlık dininde kabul edilen mükemmel ve kutsal sayıyı temsil etmektedir. Luigi Valli isimli tarihçinin araştırmacılara göre Dante Fede Santa ya da diğer ismi ile Fedelli D’amare isimli gizemli bir örgütün üyesidir. Ve bu örgütün içerisinde Dante tapınak şövalyeleri ünvanını almıştır. İlahi komedya eseri de bu örgütten aldığı bilgiler doğrultusunda baştan aşağıya gizemli sembol ve bilgilerin verildiği bir yapıt olarak tasarlanmıştır. Dante eserinde ki sembolizmin tam olarak çözülememiş olmasını eserinin cehennem bölümünde şu şekilde dile getirmektedir; Sağlıklı bir aklınız var ise, şu ilginç dizelerin arasında ki gizli olan öğretiyi kavrayınız.

Dante’nin eserinde ki cehenneme iniş bir anlamda inisiyasyonlarda meydana gelen bir deneyimi kapsamaktadır. İnisiyasyonlarda ki ilk bölümün neticesi olarak yaşanmış olan bir deneyimi ifade etmektedir. Kimi bölümlerinde bir tabuttan geçirilmiş olan ve tüm inisiyasyonlarında yaşadığı bu deneyimi yeniden yaşayan inisiye adayı nefsi duygularından ve şehvetinden arınıp ikinci doğuş ismi olarak bilinen saf bilinç haline ulaşmış olur.

Dante’nin eserlerinde göğü yedi kat olarak betimlemesi de bir çok tradisyonda denk gelinen durumdan biridir. Bazı araştırmacılara göre dünyanın geldiği kozmik tabakalaşmayı ve dünyanın esiri olan maddelere karşı gittikçe suptillik göstermesini derecelendirmektedir.

Dante’nin bu eserinde kullanmış olduğu sayılar incelendiğinde göze çarpan en çok kullandığı sayılar 3 7 ve 22’dir. Yani Dante İlahi Komedya eserini en çok 3 7 ve 22 sayıları üzerinde kurmuştur. 22 sayısı Kabala’da, taratto ve ezoterizm’de değer ve önem verilen büyük bir sayı olarak kabul edilmiştir. Bu yapıtta ki anlamı tam olarak çözülememiştir. Dante ‘’Can grande delle scala’’ cümlesi ile bazılarına göre merdivenin büyük köpek takımyıldızı ve ya merdivenin büyük kaanı anlamını taşıdığını savunmuşlardır.

İlahi Komedya Hangi Dilde Yazılmıştır?

Eser İtalyan dilinin Toskana lehçesi ile kaleme alınmıştır. İtalyan dilinde yazılmış ilk be en büyük eserdir. Dünya çağında büyük bir önem kazanmıştır. Bu eser Floransa lehçesinin İtalyanca olarak yerleşmesinde çok büyük önem taşımıştır. Bu durum günümüze kadar da ulaşmıştır Floransa lehçesi normal İtalyanca Dilini oluşturmuştur.

İlahi Komedya’ya Göre Evren

İlahi Komedya eserinde arz merkezi olarak Batlamyus tarzı olan evren görüşüne göre arz yarımkürenin üzerine oturmuştur. Geri kalan her şey hemen hemen tamamı ile denizlerle kaplıdır. Kudüs bu yarı kürenin tam merkezinde yer almaktadır. Burada sunmuş olduğu Batlamyus modelini baz aldığı Evren dizgesine göre yer evrenin yani yeryüzünün tam merkezinde hareketsiz olarak yer almaktadır. Dünyanın etrafında ise Ay, Merkür, Venüs, Güneş, Jüpiter ve Satürn bulunmaktadır. Satürn gezegeninden sonra ise sabit olan yıldızlar küresi onunda sonrasında hareket ettirici olan ilk küre bulunmaktadır. Ondan sonra ki küre ise en yüksek olan küreyi oluşturmuştur. Burası Tanrının evidir. Tüm küreler meleklerin yardımı ile hareket ettirilmiştir. Dante Aristotales’in etkisinde kalarak ortak merkezli küreler bölümünü benimsemiştir. Dış merkeze bağlı olan kürelerin olmadığını savunmuştur.

İçinde yaşanılan yeryüzünün altındaki cehennem ise adeta bir huni şeklindedir. Cehennemin tam merkezinde isyan eden melek iblis bulunmaktadır. Tüm bunların hepsi insanoğlu için yaratılmıştır. Arzın tam merkezinde yer alan iblis aynı zamanda dünyanın da merkezinde yer almaktadır. Burada aslında anlatılmak istenen iblisin dünyada ki en dünyevi yer ve gökyüzünden en uzaktaki yaratık olduğudur. Gökyüzü ile kast edilen cennettir. Etrafının her yeri denizlerle çevrili olan kürenin karşı tarafında Araf Dağı cehennemin ortasından çıkmıştır. Araf Dağı’nın tepesinde tam zirvesinde ise Adem ve Havva’nın kovulmuş olduğu cehennem yer almaktadır.

İlahi Komedya Ne Anlatıyor?

Dante İlahi Komedya eseri ile okuyucularını ölüm sonrasında yaşanacaklar ile ilgili olarak adeta bir seyahate çıkarmıştır. Öykü 1300 senesinin paskalya haftasında yaşanmaktadır. Öykünün ilk bölümüne Dante arzın derinliklerine cehenneme doğru yola çıkmıştır. Yol almaya devam ederken mitolojik karakterleri ve Toskana’nın bilindik güçlü insanları ile karşılaşmıştır. Daha sonrasında Arafa’a doğru tırmanırken eski dönemde ki ileri gelen kişiler ile karşılaşıp konuşmuştur. Bu kişiler cennete gitmeden önce Araf’ta beklemektedir.

İlahi Komedya eseri direk olarak birinci şahıs ağzından anlatılarak yazılmıştır. Dante’nin ölümü üç krallıkta paskalyanın kutsal olan üç gününde 1300 senesinin ilkbaharında geçmektedir. 1300 senesinin 7 Nisan gününde başlayan seyahat bir hafta sürmektedir. İmparator Augustus zamanında yaşamıştır. Romalı şair olan Vergillius ona hem cehennemde hem de arafta rehberlik etmiştir. Arafın tam zirvesindeyken Virgil bu rehberlik görevini Dante’nin hayallerinde ki kadın olan Beatrice’ye devretmiştir. Dante’nin yazmış olduğu ilk eserlerinden olan La Vita Nova’da yer alan Beatrice Portinari kişisinden etkilenen Beatrice genliğinde ve çocukluğunda sadece iki defa gördüğü ve hiç unutamadığı efsanevi aşkıdır. Beatrice Dante’ye eşlik ederek onu semaya ve ilahi ışığın en temel kaynağına ulaştırmıştır.

İlahi Komedya Cehennem Bölümü

1300 senesinin Cuma günü Dante henüz otuz beş yaşındadır. Dante bunu şiirinde yolun yarısı olarak ifade etmiştir. Derin bir bunalımda olan ve yüksek ihtimal ile 13. Kanto bölümünde bir intihar girişimi olarak tasvir edilen karanlık bir ormanda yolunu kaybetmiştir. Ne yapacağını bilemez bir halde yoluna devam etmiş ve tam karşısına işlediği günahları temsil eden vahşi bir hayvanın saldırısına maruz kalmıştır. Devamında ise şehveti temsil eden leopar ile kötü hırs ve amelleri temsil eden aslan, dişi kurt ile de karşılaşmıştır. Vahşi hayvanlardan yani işlemiş olduğu günahlardan nefsinin ondan istediği kötü isteklerden kurtulmak için doğru olan yola ulaşmayı araf dağının arkasında görünen ve ışıklı ile simgelenmiş olan ilahi kurtuluşa ermeyi dilemiştir. Buradan Virgilius tarafından kurtarılıp ve onu da yanına alarak yeraltına güneşin inmediği o derin karanlığa doğru bir yolculuğa çıkmışlardır.

Cehenneme İniş

Cehennemi dokuz iç içe geçmiş olan daire olarak betimlemiştir. Eşmerkezi olan daireler gittikçe artan günahları temsil etmektedir. Her daire içerisinde yer alan günahkarlar işledikleri suçlara göre cezalarını çekmişlerdir. Mesela hayatta oldukları dönemlerde gelecekten haber verdiğini iddia edenleri kafaları önlerinde dolaşıp önlerini dahi göremediklerinden bahsetmiştir.

İlahi Komedya Cehennem
İlahi Komedya Cehennem

En dış dairede şehvete kapılıp nefsine yenik düşenler dairenin merkezine doğru ise küfre sapanlar ve yalan söyleyenler bulunmaktadır. Günah işleyenler ancak ölmeden önce işledikleri günahlardan dolayı pişman olup tövbe edenler ise günahları boyunca çile çektikleri Araf Dağı’nda yer almaktadır.

Dairelerin en içinde yer alan merkezde ise şeytanın buzların içinde hapsolduğu alandır. Günümüzde cehennemde ceza verme şekli olarak ateşte yanma olarak bilinmektedir. Ancak Orta çağ döneminde cehennemde ki ceza yöntemi buzun içinde acı içinde olmaktır. Ateşte yanma figürü çok nadir olarak karşılaşılmıştır Orta Çağ döneminde. Bu durumdan dolayı Dante şeytanı cehennemin merkezinde ve bir buz kalınının içerisinde resmetmiştir.

Acheron nehri cehenneme girişi olan kıyılardır. Mitoloji tanrılardan kayıkçı Kharoon tarafından ölmüş olan bedenleri ruhu cehenneme taşınmaktadır. Bu noktada geçidin kıyısın hayatlarındayken iyi veya kötü seçim yapamamış bazı insanlar kalmıştır. Onlar gerçek bir cehennemde olmamışlardır. Ancak oraya hapis olmuş şekilde deliler gibi sağa sola koşturan eşek arıları tarafından sokulan, vücutlarının her yerini kurtçukların ve benzeri hayvanların kemirdiği kimseler olmuşlardır. Dante, Virglius ile birlikte Acheron nehrine gelip kayıkçı Khraon tarafından cehenneme geçirilmemiştir.

Limbus

Cehennemde olan ilk daire limbustur. Bu alanda vaftiz edilmemiş olanlar, büyük bir günahkar olmamalarına rağmen İsa’yı tanımayan bazı putperestler bulunmaktadır. Dante’nin rehberi olan Vergilius’ta bunlardan biridir. Gerçek bir ceza yaşamazlar ancak tanrıdan uzakta affedilme ümidi olmadan üzüntü içinde geçirirler.

Limbo ve Yunan mitolojisinde yer alan Elysion çayırları arasında bir bağ kurulmuştur. Suçsuz oldukları halde İsa’yı tanımayanlar şeytanlar tarafından işkence görmezler ve kendilerine zarar verilmez ancak her zaman lanetlenmiş kişiler olarak kalmışlardır. Ve karanlığın içerisinde kutsal ilahi ışıktan uzakta yaşamaya mahkum edilerek cezalandırılmıştır. Limbus denilen yerde Cicero, Öklid Homeros, İbn Rüşd, İbn Sina, Selahaddin Eyyubi gibi bazı Müslüman filozoflar dahi bulunmaktadır.

Dante Limbus’ta olan bir kalede Homeros, Horatius, Ovidius, Lucan gibi oldukça ünlü olan şairler ile ve Aristotales , Sokrates gibi filozoflarla konuşma fırsatı yakalamıştır. Dante oldukça ünlü ve popüler olan tüm paganların burada olduğunu anlatasına rağmen bu ikili ilerleyen zamanda Araf ve cennette karşılaşmıştır. Dante İlahi Komedya eserinde Limbus’u iki katlı bir yer olarak tasvir etmiştir. Bir alt bir de üst katı bulunmaktadır.

Limbusun üst alanında tarafsız bir melek bulunmaktadır. Tanrı Adem’i yaratıp diğer meleklerine ve Lucifer’a ( şeytan) Adem’in önünde eğilmelerini emretmiştir. Ancak bu durumu kabul etmeyen şeytan kibrine yenilip isyan etmiştir. Bazı melekler Lucifer’ın arkasında yer alıp ona destek çıkmışlardır. Bu aşamada bazı melekler ne Adem’in ne de Lucifer’ın önünde eğilmişlerdir. Bundan dolayı bu melekler tarafsız melek olarak Limbos’ta yer almaktadır.

Limbos’un alt katı ise aydınlık alandır. Cehennemde yer alan tek aydınlık yer burasıdır. Burada ki kişiler insanlık için büyük fayda sağlamış ancak Hristiyan olmadıkları için burada yer alan kişilerdir. Bunların başında Selahaddin Eyyubi, Homeros, Electra gibi kişiler gelmektedir.

Kral Minos

Kral Minos ölü olan ruhlar yargılamış ve günahlarına göre cehennemin kaçıncı dairesine konulacağının kararını vermiştir. Yunan mitolojisinde yer alan üç yargıçtan biri Kral Minos’tur. Sonsuz dairede olanların başında Francesca da Rimini, Cleopatra, Dido gibi erotik şehvet arzularına yenik düşüp kontrol altına alamayanlar büyük bir öfke ile esen fırtına ile cezalandırılmıştır.

Ebedi şekilde yağan yağmurlar üçüncü dairededir. Ve burası Kerberos tarafından takip edilen altı obur bulunmaktadır. Dördüncü çemberde ise maddiyata düşkünlükten abartıya kaçanlardan oluşmaktadır. Açgözlüler bu dairede cezalandırılmıştır. Mitolojide bolluk ile kişileştirilmiş olan Plutos, para ve maddi hırs ile mal toplayan savurganlık yapanlar gardiyan olmuştur. Bu çemberde olanlar birbirlerine büyük yükleri iterler yük parçalandığı anda yeniden başa dönüp aynı yükü birbirine doğru iterlerdi ve bu döngü hep böyle sürüp giderdi.

Araf

Vergiius Dante’yi 10 Nisan Pazar günü başlayan Araf gezisine başlamıştır. Arafta Beatrice öldükten sonra kendisini unutup geçici dünya zevklerine dalan ve günaha batmış olan Dante’ye öfkesini dile getirip işlediği tüm günahları itiraf ettirmiştir

Bir şekilde tövbe aldıktan sonra sırası ile kötülüklerin üzerinde bıraktığı kirleri temizlemek için Lethe ve Eunoe nehirlerine daldırmış ve onu temizlemiştir. Büyük bir neşe ve mutlulukla göklere doğru yükselmiştir Beatrice ile birlikte. Beatrice Arş-ı ala da en yüksek mertebede olduğundan dolayı Aziz Bernard’ın Meryem aracılığı ile ricada bulunarak tanrı ile konuşma fırsatı yakalamıştır.

Cennet

Araf’ın zirvesinde Vergilius rehberliğini artık Beatrice’ye bırakmıştır. Cennette artık Dante’nin rehberi Beatrice’dir. 14 Nisan Perşembe gününün sabahı başlamış olan cennet yolculuğu aynı günün öğleden sonrasında tanrı ile görüşmesi ile on bulmuştur.

Dante cennet planını yaparken Batlamyus sisteminden faydalanmıştır. Dante’nin cennetine göre ise dünya yeryüzünün merkezindedir. Ve hareket etmeyen sabit bir cisimdir. Yeryüzünün etrafında sırası ile ay, Merkür, Venüs, güneş, mars, Jüpiter ve Satürn dönmektedir. Bu yedi gezegen yedi gök içerisinde yer almaktadır. Bunların sonrasında iki katman daha yer almaktadır. Sekizinci katta sabit kalıp dönmeyen yıldızlar dokuzuncu katta ise tüm gezegenlerin dönmesini sağlayan tanrının katı bulunmaktadır. Burada ise Meryem ve Beatrice gibi tanrının sevdiği kulları kutsal olan bir gülü oluşturmuştur.

Kaynaklar;
https://digitaldante.columbia.edu/
https://www.britannica.com/
https://en.wikipedia.org/
İlahi Komedya – Cehennem – Dante Alighieri
İlahi Komedya – Araf – Dante Alighieri
İlahi Komedya – Cennet – Dante Alighieri


Arkadaşlarınızla paylaşın!

85
85 noktalar

0 yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EnglishTurkish