Marksizm nedir? Marksist Ne Demektir?


Marksizm nedir? Marksizm, siyasal ve felsefi bir akımdır. Marksizm, kapitalist sisteme karşı çıkmaktadır ve kapitalist sisteme karşı işçi sınıfının özgürleşmesini savunmaktadır. Toplum değişimi ele alınmaktadır ve insanların özgürleşmesi en önemli amaçtır. Komünizm düşünce yapısının temelini oluşturmaktadır. Marksizm düşünce yapısının savunmuş olduğu öğretiye göre; insanlar özgürleşmelidir ve özgürleşmelerden sonrasında da komünizm meydana gelecektir. Marksizm dünya görüşü merak uyandırmakta ve pek çok kişi tarafından da benimsenmektedir. Karl Marx ‘in öncülüğünü yaptığı Marksizm düşünce yapısıdır.

Marksist Ne Demektir?

Marksizm felsefi, siyasi ve ekonomik düşünce yapısını benimseyen, inanan ve savunan kişilere Marksist adı verilmektedir. Marksist olan kişiler toplumda eşitliği savunmaktadırlar. Materyalist ve diyalektik yaşamı benimserler. Felsefenin kurucularından olan Friedrich Engels ve Karl Marx ‘in öğretilerini benimsemişlerdir.

Marksizm nedir?
Marksizm nedir? Karl Marx

Marksizm’in düşünce yapısını kendi yaşamında da şekillendiren kişiler Marksist olmaktadır. Marksistler, Marksizm düşünce yapısını sadece benimseyip, inanmakla kalmaz aynı zamanda yaşam tarzına da buna göre değiştirirler. Marksizm’in amacı nedir? Marksizm’in amacı; Kapitalizm sisteminin yıkılmasını analiz etmek ve sonrasında da oluşacak olan komünizm sistemine rehberlik etmektir. Marks tarafından ele alınan birçok eser vardır. Ayrıca Marx ‘in, Friedrich Engels ile birlikte ele aldığı  ”Komünist Manifesto” ve ”Kıtır” adlı eserlerde Marksist düşünce yapısı anlatılmaktadır. Bununla birlikte, Marksizm, komünizm ve sosyalizm gibi siyasal ideoloji yapılarının düşünsel boyutudur.

Marksizm Düşünce Yapısı

Marksist düşünce nedir? Marksizm düşünce yapısında iki önemli kavram bulunmaktadır. Bu kavramlar; tarihsel materyalizm ve yabancılaşma kavramlarıdır.

Tarihsel Materyalizm

Tarihsel materyalizm, tarihsel maddecilik ya da diyalektik materyalizm olarak da adlandırılmaktadır. Diyalektik materyalizm, maddeci bir felsefeyi ifade etmektedir. Marksist düşünce yapısının insanlık tarihine olan bakış açısını ifade eder. Diyalektik materyalizmi savunan teoriye göre; toplumlar çeşitli aşamalardan geçmektedir. Bu aşamalar; ilkel komünal toplum, köleci toplum, feodalizm, kapitalizm, sosyalizm ve komünizmdir.

Diyalektik materyalizme göre komünizm hariç diğer toplum aşamaları kendi içinde çelişkileri barındırmaktadır. Kapitalizm ve işçi devrimi açısından değerlendirildiğinde; Marx ‘a göre kapitalist bir toplumda iki sınıf vardır. Birisi işçi sınıfı adı verilen proletarya sınıfıdır. Diğeri de burjuva sınıfıdır. Burjuva sınıfı, kapitalist ve sermayedar olarak nitelendirilmektedir. İşçi sınıfı yani proletarya olan sınıf içerisinde herhangi bir mülkiyete sahip olmayan kişiler vardır. Bu kişilerin kendi emeklerinden başka hiçbir şeyleri yoktur. Bu kişilerin oluşturduğu sınıf işçi sınıfıdır. Burjuva sınıfı ise çeşitli üretim araçlarına, sermayeye ve mülkiyete sahip olmaktadır. Burjuva sınıfı işçi sınıfını sömürmektedir. Bu sömürüden kaynaklanan ilişkiler neticesinde Kapitalist sistemde kar elde edilir. Yani Marksizm’e göre; karın elde edilmesi işçi sınıfının sömürülmesi ile birlikte ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla, Marx ‘a göre kapalı sistemlerde burjuva ve proletarya arasındaki bu ilişki hem sömürgeci hem burjuva sınıfını zenginleştirici bir ilişki olmaktadır. Bu durumun, kapitalist sistemin sonunu getireceği düşüncesi hakimdir. Böylece devrimci bir bilinç oluşacaktır. Bundan bir sonraki aşama sosyalist aşamasıdır. Sınıfsız ve devletsiz bir toplum yaşamını benimseyen komünizm ise bu dönemden sonra gelecektir.

Yabancılaşma Kavramı

Karl Marx ‘in yabancılaşma kavramı, kapitalizm sistemine yapmış olduğu eleştirilerin temel unsurunu oluşturmaktadır. Yabancılaşma kavramı sosyolojik ve felsefi analizle yakından alakalıdır. Kapitalist sistem üretimi içinde olan kişilerin, kendi yaptığı işten, benliğinden, çalışma arkadaşlarından, ürettiği şeylerden soyutlanması yabancılaşma kavramını doğurmaktadır. Karl Marx ‘a göre yabancılaşmanın asıl nedeni, işçinin yeteneğini sermayedar olan kişiye satmasından dolayı, işin yöntemleri ve amacı üstündeki kontrollerini bütünüyle yitirmesidir. Bu durumun yarattığı olumsuz koşulları düzeltmek için yapılması gereken en önemli şey kapitalist sistemi ortadan kaldırmaktır.


Arkadaşlarınızla paylaşın!

62
62 noktalar

0 yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EnglishTurkish