Mitoloji Nedir? | Mitoloji Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

0
279

Mitoloji kavramını tam olarak anlamadan önce Mit (Myht  / Myhts) kavramının tam olarak ne olduğunu ve ne şekilde ortaya çıktığını öğrenmemiz gerekmektedir. Ancak yine de kısaca tanımlamak gerekirse Mitoloji, belirli bir kültüre ait sözlü aktarımlardan, hikayelerden, çizimlerden, sembollerden, yazılı eserden ortaya çıkan efsanelerin incelenmesi ve yorumlanmasıdır.

Mitoloji Nedir? (Yunan Mitolojisi Tasvir Eden Bir Eser)
Mitoloji Nedir? (Yunan Mitolojisi için betimlenen bir eser)

Buna iyi bir örnek olan ve aynı zamanda halk arasında en fazla bilinenlerinden birisi ise Yunan Mitolojisidir. Yunan mitolojisi de çeşitli mitlerden oluşur. Kısaca mitoloji kavramına anlam kazandıran şey mitler yani efsanevi hikâyelerdir. Mitoloji kelimesi Türk Dil Kurumuna (TDK) göre Efsanebilim, Söylencebilim anlamına gelmektedir. Aynı zaman da halk hikâyesi anlamına da gelmektedir.

Mit (Myht  / Myhts) Nedir?

Mit (Myht  / Myhts) kelimesi Türkçe lisanında Destan veya Efsane anlamına gelmektedir. Mit kelimesinin kökeni antik Yunancada sıklıkla kullanılmış olan mythos kelimesine dayanmaktadır. Mitler yani efsaneler belirli bir toplum içerisinde önemli bir yer edinen, bazen gerçek ve hayali anlatıların birbiri içerisine karışarak oluşturduğu kapsamlı hikayelerdir. Bu hikayeler genellikle evrenin kökeni ve doğası ile alakalı olan sembolik masalların birleşmesiyle oluşur.

Mitlerde genellikle doğaüstü güçlere sahip olan tanrılar veya yarı-tanrılar, bunların dışında güçlü yaratıklar ve kimsenin akıl sır erdiremediği olay dizileri anlatılır. Mitler insanoğlunun varoluşundan beri inanç ile ilişkilendirilmiştir. Dünya üzerindeki gelmiş geçmiş dinlerin neredeyse tamamı bu mitlere dayanmaktadır. Örneğin Yunan mitolojisi birden fazla anlatıdan, yani Mit’ten oluşan bir kültür ve inanç sistemidir. Bu bağlı olarak mitler din adamları, yöneticiler veya rahipler tarafından desteklenmiştir. Anlatılan hikayeler insan maneviyatı ile yakından bağlantılıdır.

Mitler Nasıl Ortaya Çıktı?

Dünya üzerinde iki milyon yıldan fazla süredir yaşayan insanoğlu, dünyada geçirdiği yıllar boyunca varoluşun temelinde ne olduğunu aradı. Tarihin başlayıcından günümüze kadar gelen bu varoluş sancısı insanların hayatların mutlaka doldurulması gereken bir boşluğa dönüştü. Bu nedenle avcı toplayıcı insanlardan günümüze kadar çeşitli efsaneler yani mitler ortaya çıktı. Tarihteki bazı mitler hiçbir zaman günümüze ulaşamayacak kadar yereldi. Örneğin bundan on binlerce yıl önce yaşayan avcı toplayıcı insanlara göre enteresan şekle sahip bir kayanın bir ruhu olabilirdi veya yaşlı bir ağacın ruhunun onlara yol gösterdiğine inanabilirlerdi. Bu hikayeler dilden dile ve neredeyse tamamen değiştirilerek insanlar arasında aktarıldı. Bunun sonucunda bugün efsane olarak bildiğimiz mitler ortaya çıkmış oldu.

Çin Mitolojisinden bir ejderha figürü
Çin Mitolojisinden bir ejderha figürü.

Bu durumun nasıl oluştuğuna verebileceğimiz güzel bir örnek ise ejderhalardır. Ejderhalar bir efsane yani Mit’tir. Şunu düşünelim bundan binlerce yıl önce bir insan Mezozoik Zaman’ın sonunda yok olan dev bir canlının fosili ile karşılaşır. Bu durumu diğer insanlara anlatır ve insanlar hayal gücüne sahip canlılar olduğundan kafalarında bir hikaye veya gerçek olmayan bir canlı türü kurgular. İşte tam olarak insanlar tarafından kurgulanan bu hikayelerin kendi aralarında aktarımı ile mitler ortaya çıkmıştır.

Mitoloji ve Mitlerin Toplumlar Üzerindeki Etkisi

Mitolojik hikayeler yani mitler yüzyıllar boyunca toplumlar üzerinde büyük bir güç olmuştur. İlk avcı toplayıcı atalarımızdan beri günümüze kadar ulaşan bu efsanevi hikayeler halen popülaritesini korumaktadır. Tıpkı Antik Yunanlılar gibi, Mısırlılar, İskandinavlar, Çinliler de kendilerine ait mitleri vardır. Aslında doğrusunu söylemek gerekirse günümüze kadar yaşamış olan tüm toplumlar kendi kültürlerine ait mitler geliştirmiştir. Günümüzde Yunan mitolojisi, İskandinav (Nordic) mitolojisi, Çin Mitolojisi, Mısır Mitolojisi, Türk mitolojisi, Roma Mitolojisi en fazla bilinenleridir.

Mitolojinin toplum üzerindeki etkileri genellikle birleştirici olmuştur. İnsanları ortak bir amaç uğruna birleştiren şeylerin en başında para ve inanç gelir. Müslümanlık, Musevilik ve Hristiyanlık gibi tek tanrılı dinlerin yanı sıra çok tanrılı dinler de mitoloji başlığında altında incelenmektir.

Geçen zamanla birlikte gelişen insanoğlunun daha kalabalık gruplar halinde birlikte yaşamaya başlaması toplumsal kanunların (Örn. hammurabi kanunları) ortaya çıkmasına neden olmuştur.  İnsanlar bir başkasının yani onlar gibi sıradan birsinin sözünü dinlemek yerine onlar için daha fazla anlam taşıyan bir metanın sözünü dinlemeye yatkındılar. Bu nedenle mitlerin popülaritesi de arttı ve genellikle yöneticiler tarafından desteklendi.

Hammurabi Kanunları | Kral Hammurabi M.Ö. 1750
Hammurabi Kanunları | Kral Hammurabi M.Ö. 1750

Halk hikâyeleri yani mitler zamanla insanlar tarafından gerçek olarak kabul edildiler. Bu durum din adamlarının, yöneticilerin ve asil sınıfın işlerin kolaylaştırdı. Örneğin hırsızlık yapmak kötü bir şeydir ve bir suçtur ancak mitlerden önce insanları engelleyen bir kanun veya ilahi güç yoktu. Bu durum ise insanları bir topluluk halinde yaşamasını zorlaştırıyordu. Mitlerin oluşturduğu inanç sistemleri ortaya çıktığında insanlar yaptıkları kötü bir davranışın tanrıları kızdırabileceğini, kendilerine kötülük olarak geri dönelebileceğini ve bu suçu tanrıların bileceğini düşünmeye başladılar. Örneğin Yunan mitolojisinde Hades yeraltı dünyasının tanrısıdır ve kötü ruhlara burada işkence etmektedir. Ortaya çıkan bu inanç sistemi insanların birlikte yaşaması için değişmesi gerekli olan davranışlarının kontrol altına alınmasına yardımcı oldu. Sonuç olarak bu efsanevi hikayelerin insanların topluluk olarak yaşayabilmesine katkısı oldukça büyüktür.

Mitoloji ve Dinler

Günümüzde insanlar din denildiğinde genellikle Hristiyanlık, Musevilik, İslam gibi tek tanrılı dinlerden bahsetmektedirler. Ancak inancın kökeni bu üç büyük dinin çok daha ötesine uzanmaktadır.  

Dünya üzerinde ortaya çıkan ilk insanlar avcı toplayıcı yaşam tarzına sahiptiler. Avcı toplayıcı insanlar ufak gruplar halinde birlikte, göçebe olarak yaşıyor ve sürekli gıda yönünden bereketli topraklara göç ediyorlardı. İlk insanların belirli bir inanç sistemi veya büyük kitleler tarafından kabul gören inançları yoktu. Her grubun kendisine ait bir takım inançları olabilirdi veya hiçbir inanca sahip olmayan gruplar da olabilirdi. Ancak yine ilk atalarımızdan aktarılan bazı mitler yani efsaneler yerleşik tarım dönemine kadar ulaştı. Bu dönemden sonra Homeros tarafından yazılan, İlyada ve Odysseia gibi eserler inançlara yön verdi.

Antik Yunanlılar birden fazla tanrıya inanıyordu. Günümüzdeki tek tanrılı inanç o dönem dünya üzerinde hakim değildi. Çok tanrılı dinlerin sonunu getiren ise eski ahit ile başlayan ancak Hristiyanlık ile tüm dünyayı etkisi altına alan tek tanrılı inanç sistemleriydi. Hristiyanlıktan sonra İslam da çok hızlı bir şekilde kıtalara ve kitlelere yayıldı.

Din ve mitoloji birbirinden ayrılan iki farklı kavramdır ve dinlerin mitlerden etkilenmediğini veya etkilendiğini söyleyebilmekte olanaksızdır. Ancak söylenebilecek en doğru şey din ve mitoloji arasında inkar edilemez bir bağ olduğudur. Burada dikkat edilmesi gereken nokta mitolojik eserler efsanelerden yani aslı olmayan hikayelerden oluşur. Ancak dinler için bunu söylemek doğru olmayabilir. Dinler birçok insanın şahit olduğu yaşanmış olayları da referans olarak göstermektedir.

Sonuç olarak mitoloji bir efsane bilimidir, efsaneleri inceler ve onları yorumlar. Anlatılan efsanelerin direkt olarak yaşantımıza ve insanlığın gelişimine katkısı olduğundan, Mitoloji değer gören ve merak uyandıran bir konu olmaya devam etmektedir.

Kaynaklar;
Hayvanlardan Tanrılara Sapiens – Yuval Noah Harari
The myths and legends of ancient greece and rome – E.M. berens
Walter Burkert – İlkçağ Gizem Tapıları
Yunan Ve Roma Mitolojisi- Colette Estin
Yunan Mitleri Tanrılar, Kahramanlar, Söylenceler – Robert Graves
Ancient Myth, Religion, and Philosophy – Semantic Scholar

Bir Cevap Yazın