İskandinav Mitolojisinde Tanrı Odin Kimdir?


Odin muhtemelen İskandinav mitolojisinde saygı duyulan en büyük tanrıdır ve aynı zamanda Aesir tanrılar topluluğunun da kralıdır. İskandinav mitolojisinin en esrarengiz karakterlerinden bir tanesi olarak karşımıza çıkar.

Odin Kimdir?

Aesir tanrılarının toplandığı ve yaşadığı Asgard’ a krallık yapmıştır. Odin’in karısı ana tanrıça Frigg’ dir. O şimdiye kadar doğmuş ve doğacak olan her insanın kaderini bilen tanrıçadır.  Eşi Frigg’den olan çocukları BalderHod Bragi ve Hermod’dur.

Tanrıça Jorddan olan çocuğu Thor ve dev Grid’den olan çocuğu da Vidar‘dır. Bu isimlerin yanında üvey evladı Loki’yi unutmamak gerekir. Odinin Asgard’da yaşadığı evin adı Valaskiaf oturduğu tahtın adı da Hlidskialf’dır. Bu tahtan baktığında dokuz diyarın hepsini izleyebiliyordu. Odin’in iki kuzgunu vardı. Düşünce ve hafıza anlamlarına gelen Huginn ve Muninn adındaki bu kuzgunlar dünyada olup biten ne varsa hepsini Odin’e yetiştiriyordu. Ayrıca kendisine Freki (Yırtıcı) ve Geri (Açgözlü) adlarında eşlik eden iki tane kurdu vardı.

Odin kimdir?
Odin kimdir?

Bilge olan Odin, adalet ve yasalar gibi toplumsal değerlere pek önem veren bir tanrı olmadığı gibi, hem kralların hem de haydutların ilahi koruyucusu olmuştur. Odin sadece büyük bir savaş tanrısı değil aynı zamanda şiir, büyü, bilgelik, ölüm ve kehanet tanrısı olarak da bilinmektedir. Prestij, onur ve asalet arayışında olanlar tarafından kendisine ibadet edilmiştir.

Tanrı Odin, Anglosansonlar’da Woden, Güney Germen halkı tarafından Wötan olarak biliniliyordu ve İngilizcede Wednesday olarak telaffuz edilen “çarşamba” günü eskiden Wodensday olarak söylenmekteydi. Kısacası çarşamba günü Odin’in günüdür.

Odin’in kökenleri hakkında çok az bilgi vardır. Bestla ve Borr’un çocuğu olarak bilinir.

Odin İsminin Anlamı

Odin’in adı iki bölümden oluşmaktadır. Odr ve inn kelimelerinin bir araya gelmesinden türemiştir. Odd öfke, ilham anlamlarına gelirken inn usta anlamını taşımaktadır. Kısaca Odin “öfke ustası” anlamına” gelir. Bir efsanede tarif edilene göre Odin, arkadaşlarıyla birlikte vakit geçirdiğinde hepsinin ruhlarını memnun etmiş ancak savaştayken tavrı inanılmaz derecede acımasızmış.

Odin’ in somutlaştırdığı ve kazandırdığı bu coşku özellikle ilişkili olduğu egemenlik, bilgelik, sihir, şiir, ölüler ve savaş,  sayısız yaşam alanlarının arkasındaki birleştirici faktörlerdir.

Odin ve Evrenin yaratılışı

İskandinav mitolojisine göre, dünya henüz daha yokken kardeşleri Vili ve Ve ile birlikte ilkel dev Ymir’i öldürdü. Daha sonra evreni ve dokuz dünyadan biri olan insanların dünyası Midgard’ı yaratmak için Ymir’in vücudunu kullanmıştı. Odin, gökleri tanrılar, orta dünyayı cüceler ve insanlar, yer altı dünyasını da ölüler için yaratmıştı. Daha sonra bir ağaç gövdesinden ilk insanlar olan Askr ve Embla’yı yarattı. Askr erkek, Embla ise kadındı. Odin, onlara hayat üfledi, Vill, duygu ve düşünceyi, Ve ise konuşma ve duyma özelliklerini Odin, Asgard’ da bulunan Valhalla adlı sarayından evreni yönetmiş, savaş tanrısı olarak savaşa giren savaşçıları izlemişti.

Odin’ in Gözü

Odin, Valhalla’nın salonunda Frigg’de yani tahtında otururken tüm dünyaya bakmış ve her şeyi bilmek istediğinin farkına varmıştı. Hatta kendisinden saklanan gizli bilgileri de öğrenmek ve bilmek onun en büyük arzusuydu. O yüzden bitmek tükenmek bilmeyen bir bilgelik arayışı içine girmişti.

Mimir’in kuyusundan her kim su içerse bilgeliği elde edeceğine inanılmaktaydı. Ancak buranın suyunu içmek için Mimir’den izin almak gerekliydi. Mimir, Odin’e bu sudan içmesi için kendisinden fedakarlık etmesini istemiş yoksa asla bu sudan içemeyeceğini, izin vermeyeceğini söylemişti.

Bilgeliğin ve kehanetin kaynağı olan Mimir’in kuyusundan içebilmek için sol gözünü feda etmişti. Bir çeşit sembolik olan intihar yöntemiyle kendi mızrağı Gungnir’in üstüne atlamıştı. Dokuz diyarı birbirine bağladığına inanılan dev bir ağaç olan “hayat ağacı Yggdrasil’ de” dünyanın tüm kelime ve yazılarını anlayabilmek için kendisini dokuz gün, dokuz gece astı.

Fedakarlık hareketleri sırasında görüler görmeye ve gizli bilgelikler edinmeye başladı. Edindiği büyülü bilgiler sayesinde hasta olanları iyileştirmeyi, fırtınaları yatıştırmayı, çoğu zaman sadece bir bakışla kadınları aşık etmeyi öğrendi. Odin aynı zamanda şekil değiştirebilirdi. Bir hayvan ya da insanın şekline girebilirdi.

Odin ve Şiir

Odin, aynı zamanda bir şairdi ve şiir tanrısıydı. Odin, sadece şiirlerde konuşurdu. Şiir yazma yeteneği kendine vermiş olduğu bir hediyeydi. Güzel ve ikna edici bir konuşma ve yazma dili vardı. Layık gördüğü tanrılarla ya da bazı insanlar ve yaratıklarla şiirlerini paylaşırdı.

Odin ve Bal Şarabı

İskandinav mitolojisine göre Fialar ve Galar adlarında olan iki cüce Kvasir adında yaratığı öldürmüşler ve kanını balla karıştırarak bir içki hazırlamışlardı. Ortaya çıkan bu içki, içen kişiyi bir şaire dönüştüren bir bal şarabı haline gelmiş ve üç ay kazanda saklamışlardı.

Suttung adında bir dev ortaya çıkmış ve şarapla dolu kazanları bu cücelerden çalmıştı. Odin’ de içkiyi Suttung’dan çalmak için bir plan yapmaya başlamıştı. Bunun için devin kızını ayarttı. Dişi devin aklına öyle bir girmiş ki Odin’e birer yudum vermeye razı olmuş. Bu fırsatı kaçırmayan Odin, üç yudumda kazanları boşaltmış. Sonra bir kartala dönüşmüş ve yakalanmamak için dağların artına uçarak uzaklaşmıştı.

Kandırıldığını anlayan Suttung bir kartal postu giymiş ve Odin’i yakalamak için peşinden gitmiş. Aesirler, saraylarının üzerinde süzülmekte olan Odin’in büyük bir tehlikede olduğunu görmüşler. Hemen Odin’ e yardım etmek amacıyla sarayda ne kadar kova, kavanoz, kapkacak varsa sarayın avlusunun ortasına dizmişler. Odin bu avluda toplanan bu eşyaların içine içtiği ne kadar bal şarabı varsa hepsini kusmuş. Böylece bal şarabı şair olmak isteyenlere dağıtılacağı güne kadar, Aesir’in sarayında tutulmuştur. Bu hikayeyle şiir sanatına Odin’in içkisi ya da Odin’in keşfi denir.

Savaş

Modern popüler kültürde genellikle Odin’den, son derece şerefli bir hükümdar ve heybetli bir savaş alanı komutanı olarak tasvir edilir. Tyr ve Thor gibi asil savaş tanrılarının aksine daha açık bir şekilde barışçıl insanları modern zevklere göre düpedüz uğursuz mücadelelere teşvik etmiştir. Odin, için esas olan savaşın arkasındaki sebep ya da sonuçları değil daha ziyade mücadeleye nüfus eden ham ve kaotik savaş çılgınlığıdır.

Hayat ağacı Yggdrasil

İskandinav mitolojisine göre Yggdrsail’den hayat ağacı olarak bahsedilir. Nors mitolojisinde ise kader ağacı olarak geçmektedir. Tanrı Odin ve kardeşlerinin ilkel dev Ymir’in vücuduyla oluşturdukları dokuz diyardan oluşan evren, bu ağacın yeraltının dibine kadar inen kökleriyle ayakta durmaktadır. Yggdrasil’in dalları bütün diyarları sarmış vaziyettedir. Bu dünyalardan birisi de insanların yaşadığı Midgard’dır.

Valhalla Nedir?

Asgard’da tanrıların kralı olan Odin’in yönetiminde olan Valhalla sarayı bulunur. Bu saraya sadece savaşırken ölen ama yaşarken kahramanlık gösteren savaşçılar girebiliyordu. Hak eden kişilerin ruhları, Odin’nin yardımcıları Valkürler (Valkyrie) tarafından savaş meydanlarından toplanır Valhalla’ya getirilirdi. Valkürler genç, güzel, savaşçı ve cesur bakirelerdi. İskandinav mitolojisinde miğferli ve mızraklı olarak tasvir edilmişlerdir. Odin, ortalama savaşçılar ile ilgilenmez ve kutsamalarını layık gördüğü savaşçılara savurmaktan çekinmezdi.

Ragnarok Nedir?

Viking dizisinden Ragnar ile hiçbir bağı olmayan bu isim esasında İskandinav mitolojisinde kıyamettir. Mitolojiye göre her yerde savaş olup ölüm hüküm sürecektir. Jormungand ve Odin’in oğlu Thor savaşa tutuşacak, Thor bu savaştan galipte çıksa Jormungand tarafından zehirlendiği için ölecektir. Fenrir zincirlerini kıracak ve Odin’i yiyecek ancak diğer Oğlu Vidar, Fenrir’i öldürecektir. Daha sonra Asgard’ın koruyucusu olan Heimdall, Odin’in evlatlığı olan Loki ile karşılaşacak ve birbirlerini öldüreceklerdir. Sonunda dünya alevlere teslim olacak ve bütün kainat sulara gömülecektir.

Ardından evren sudan yeniden yükselecek, bitkiler yeniden canlanıp ortaya çıkacak ve hayat devam edecektir.

Odin’in Frigg’den olan oğlu Balder, yakışıklı ve akılı bir tanrıdır. Pek güçlü olmamasına rağmen tanrılar ve insanlar tarafından çok sevilirdi. Çünkü o ışık, mutluluk, güzellik, saflık gibi öğelerle bezenmiştir. Balder bir gece gördüğü kendisini çok rahatsız eden bir rüyasını Aesirler’e anlatır. Rüyasında hayati tehlikede olduğunu anlatır.

Annesi Frigg, ateşe, suya, taşa, toprağa masum oğlu Balder’ a zarar vermeyecekleri yönünde yemin ettirir. Aesirler de bunun için yemin eder ve Balder’ı aralarına alırlar. Kötülüğün temsilcisi tanrı Loki, durumu araştırmaya başlar ve bunun için kılık değiştirip Frigg’le konuşur. Sadece ökseotunun yemin etmediğini öğrenir. Loki, ökseotunu bulur ve Hoder’e verir. Hoder ökse otuyla Balder’i öldürür.

Aesirler intikam almak isterler ancak kutsal sarayda şiddet ne olursa olsun yasaklanmıştır. Balder bir savaşçı değildir ve bu sebepten dolayı Vallaha’ya gidemeyecektir. Odin, ölülerin koruyucusu Hel’e gider ve ondan Balder’i serbest bırakmasını ister. Hel, bunun sadece ölü ve canlı olan her şeyin Balder için gözyaşı dökmesiyle mümkün olabileceğini söyler. Bu haber her yere yayılır ancak biri dışında kimse buna razı gelmez. Bu kişi dev kılığına girmiş Loki’den başka birisi değildir. Devin Loki olduğunu anlayan Aesirler, Loki’yi yakalayıp hemen zincire vururlar ama Loki zincirlerini kırıp kaçmayı başarır. Böylece Ragnarok başlar.

Odin Türk mü?

İskandinav mitolojisinin üzerine uzmanlık yapmış bazı akademisyenler, Odin’in Türk kökenli olduğu yönünde ifadeleri vardır. 1764 yılında İsveçli ünlü Tarih Profesörü Sven Lagerbring’in şu orijinal ifadesi kayıtlı metinlere geçmiştir “Our ancestors are Turks who are comrades of Oden. We have got enough evidence on this subject. There are people who want to fool you into thinking they are Goths. I don’t care whether it will be discrediting for me or not. Oden and his comrades were Turks

Yani “Atalarımız, Odin’in yoldaşları, Türklerdir. Bu konuda yeterince kanıtımız vardır. Bu konuda sizleri onların tanrı olduğunu söyleyip kandırmaya çalışacak insanlar olacak. İtibarımın zarar görüp görmediği umurumda değil. Odin ve yoldaşları Türk’tü.” İsveçli Profesör bu iddiasını 13. yüzyılda yazılmış olan Hervarar adlı hikayeye dayandırır. Orada da “Bu zamanda Asyalılar ve Türkler doğudan kuzeye gelip bu bölgelere yerleştiler. Liderlerinin adı Odin’di”

Fransız – Amerikalı gezgin ve aynı zamanda Antropolog olan Paul Belloni ise Viking tarihini incelemiş 1889 yılında yayınladığı eserinde mitolojik bazı eserlerin çevirisini yapmış Hervarar adlı hikâyeye yer vermiştir. Paul Belloni yaptığı araştırmaların sonucunda şu açıklamayı yapmıştır; “Gerçeğin açığa çıkması için çabalayan kuzeydeki dillerin kökeninin tarihi, Türklerin ve Asyalıların kuzeye yerleşmesi ile başlar. Bu insanların lideri Odin’ di.”

Bu görüşlere daha birçok bilim adamı katılmış ve çeşitli kaynaklarla açıklama yapmaya çalışmışlardır. Kim bilir belki de Vikingler’in atası, Orta Asya’dan kuzey batıya göçen Odin adında bir Türk’tü.

Kaynaklar;
www.britannica.com
norse-mythology.org
Norse Mythology by Neil Gaiman


Arkadaşlarınızla paylaşın!

70
70 noktalar

0 yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EnglishTurkish