Olimpos Dağı | Mitolojide Olimpos Dağı Nerededir?


Olimpos Dağı yunan mitolojisinde tanrı ve tanrıçaların evidir. Yunan mitolojisinde söylencelere göre Olimpos Dağı’nın belirli özellikleri vardır. Bazı söylencelere göre Olimpos Dağı dünyanın en yüksek tepesidir. Diğerine göre ise Olimpos Dağı dünya üzerinde değil, cennettedir. Klasik mitolojide Olimpos Dağı’nın çok sayıda tepeden oluştuğu, her bir tepede bir tanrının evi olduğu ve en yüksek tepenin Kral Tanrı Zeus’a ait olduğu düşünmüştür.

Olimpos Dağı’nın Özellikleri

Farklı söylencelerin dışında ortak bir nokta var ki o da Olimpos Dağı’nın tanrılara layık bir yer olduğudur. Hephaistos tarafından inşa edilmiş görkemli saraylar, bulutları delen dağın tepelerinden tanrılar için yapılmıştır.

Olimpos Dağı
Olimpos Dağı

Olimpos Dağı’ında herkes için huzurlu bir yaşam vaat edilmiştir. Tanrılar ve Tanrıçalar evlerin olan bu dağda zamanlarını müzik dinleyerek ve güzel yemekler yiyerek geçirmektedirler.  Olimpos Dağı’nda dünyada görülen hava koşulları yoktur. Burada hava her zaman tanrıların istediği gibidir. Kutsal içecekleri ile günlerin tadını çıkaran tanrılar ve tanrıçalar bütün gün dans edenleri izler.

Olimpos Dağı yalnızca huzurlu ve güzel bir yerleşim yeri değildir. Tanrılar burada yargılama yapar, kararlar verir ve aralarında dünyanın kaderini tartışılardı.

Yönetici ve Kral Zeus

Zeus’un amacı tanrıların ve insanların efendisi olarak dünyadaki düzeni sağlamaktır. Kaostan beri gelen düzensizlik bir miktar da olsa Zeus döneminde yola koyulmuştu. Ancak tanrı Zeus daha fazla düzen istemiştir. Bu yüzden düzenin tanrıçası olan Themis ile birlikte olmuş ve bu birliktelikten sayısız çocuk dünyaya getirmiştir. Ancak Dünyaya gelen kızlarından altısı düzeni temsil etmektedir. Bunlar;

  • Eirene: Barış temsilcisi
  • Eunomia: Hukuk ve düzen temsilcisi
  • Dike: Adalet temsilcisi
  • Clotho: Yaşam ağını oluşturan kader
  • Lachesis: Yaşam ağını ölçen kader
  • Atropos: Yaşam ağını kesen kader

Zeus düzeni oluşturduktan sonra kalıcı olmasını sağlamak için birçok çalışma yaptı. Sert ve aynı zamanda adaletli bir yönetici olarak bilinirdi. Zeus bir konuda tek başına karar veremeyeceğini düşündüğünde diğer tanrı ve tanrıçaların fikrini alır veya davalılar arasında bir yarışma düzenlerdi. Bazı durumlarda taraflar arasında uzlaşmaya da giderdi.

Yasalar konusunda Zeus, akıllıca ve ileri görüşlü davranmaktaydı. Yine de kadınlara olan zaafı yüzünden bazen kuralları önemsemeyebiliyordu. Mitolojide geçen bazı söylencelere göre Zeus tanrıların ve insanların yöneticisiydi ancak her şeye müdahale etmeye gücü yetmiyordu. Örneğin biraz önce ismini verdiğimiz üç kader tanrıçasının kararlarına müdahale edemiyordu. Bu tanrıçarın kadarları Zeus için bile değiştirilemezdi.

Olimpos Dağı adalet ve huzur içine yönetiliyordu. Hukuk ve düzen sağlanmıştı ancak böyle sakin bir ortam dahi tanrıların Zeus’a karşı ayaklanmasına engel olamadı.

Olimpos Tanrıları Zeus’a Karşı

Zeus’a karşı ayaklanmayı ilk olarak Hera’nın kışkırtması ile Poseidon, Athena ve Hera başlattı. Bu tanrı ve tanrıçalar dünyayı Zeus’tan daha iyi yönetebileceklerine inanıyorlardı bu nedenle diğer tanrıları ve tanrıçaları kışkırtılar. Tanrıça Hestia dışında tüm tanrılar ve tanrıçalar ayaklandı.

Zeus uykudayken onu zincirlere bağladılar ve kutsal silahlarını onun ulaşamayacağı bir yere götürdüler. Daha sonra zaferlerini kutlamak için eğlence düzenlediler ancak bir sorun vardı Zeus’un yerine kim geçecekti. Tanrılar bu konu üzerinde tartışmaya başladılar, tartışmanın şiddeti giderek arttı.

Tanrılar aralarında hararetli bir şekilde tartışırken deniz tanrıçası olan Themis Zeus’un yardımına koştu. Themis, Tartaros’a inerek yüz ellilerden birisi olan Briareus’tan yardım istedi. Yüz elli Birareus Zeus’a yardım ederek zincirlerinden kurtardı.

Zincirlerinden kurtulan Zeus beklendiği gibi çok kızgındı. Diğer tanrılar Zeus’u karşılarında görünce korkudan kaçmaya başladı. Kimsenin Zeus’un karşısına çıkacak gücü ve kudreti yoktu. Daha sonra Zeus kendisine bir daha ihanet etmeyeceklerine dair diğer tanrıları yemin ettirdi.

Bir söylenceye göre Hera’nın cezı büyük oldu. Zeus hem kız kardeşi hem de karısı olan Hera’yı bacaklarından zincirleyerek gökyüzünden aşağıya sarkıttı. Bir de ayaklarına işkence etmek için örs bağladı. Ancak bazı söylenceler Hera’nın bu cezayı Zeus’un bir ölümlüden olan oğlu Herakles ile uğraştığı için aldığını söylemektedir.


Arkadaşlarınızla paylaşın!

78
78 noktalar

0 yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir