Olimpos’un Yasak Aşkı: ARES ve APHRODITE


Yunan mitolojisi birçok yasak aşkı konu edinmiştir. Günümüz dizilerindeki ihtirası aratmayacak şekilde gelişen olaylar ile tanrı ve tanrıçalar birbirine yakınlaşmıştır. Bunların en ünlü hikayelerinden bir tanesi de Ares ile Aphrodıte arasında yaşananlardır.

Yunan mitolojisinde Ares, 12 büyük tanrıdan biridir. Zeus ve Hera’nın oğludur. Bir savaş tanrısı olan Ares, Roma’da Mars adıyla bilinmektedir. Aphrodıte ise güzelliği ile bilinen aşk tanrıçasıdır. Aphrodıte bu kadar güzel ve çekiciyken kocasının çirkin Hephaistos’tur. Hephaistos çirkinliğini anlatmak gerekirse; annesi Hera’nın, onu çok çirkin doğduğu için atmış olması örnek  olarak verilebilir.

Ares ve Aphrodıte

Herkesin hayran kaldığı Aphrodıte, Ares’in de dikkatini çekmiştir. Ares evli olduğunu bilmesine rağmen Aphrodıte’nin peşinden koşmaya devam. Güzellik tanrıçası başlangıçta soğuk davransa da Ares’in aldığı muhteşem hediyeler karşısında yumuşar. Zaman içinde ona aşık olan Aphrodıte ile Ares birlikte olmaya başlar.

Ancak bu çift aşklarının görünmesinden endişe eder. Bu nedenle Güneş’in yaşadıkları ilişkiyi başka tanrılara anlatmaması için gece görüşmeye karar verir. Tabii ki bunlar arasında demir tanrısı Hephaistos da vardır. Ares ve Aphrodıte yine buluştukları bir gece de epeyce yorulmuş ve uyumuşlardır. Ares’in kapıya bekçi olarak diktiği gözcü de o gün uyumuştur.

Hephaistos’un Baskını

Güneş doğduğunda Ares ve Aphrodıte’yi görür. Bunu hemen Hephaistos’a söyler. Hephaistos aldatılmasına haliyle çok sinirlenir. İntikam almak için bir plan yapar. Demir ocağında dövdüğü ince ve görünmeyen bir demir ağı Aphrodıte’nin yatağına örter. Kocasının gece yine demir ocağında çalışacağını düşünen Aphrodıte, Ares ile aynı yerde tekrar buluşur. Bir süre sonra Hephaistos baskın yapar ve demir ağa çifti hapseder.

Hephaistos’un İntikamı

Hephaistos planını çok önceden yapmıştır. Amacı karısını aldatırken yakalayıp herkese rezil etmektir. Bunun için tanrıları çoktan kendi sarayına davet etmiştir bile.

Hephaistos Demir ağ içinde Ares ve Aphrodıte’yi sarayın salonuna getirir. Burada herkes tarafından ayıplanırlar ve bir daha Olimpos’a dönmezler.

Bu günden sonra güzellik tanrıçası Kıbrıs’a, Ares ise Trakya’ya gider.

Ares ve Trakya Savaşı

Ares yaşananlardan sonra Trakya’ya gider ancak siniri bir türlü geçmez. Hem Aphrodıte gibi bir kadını kaybetmek hem de Olimpos’a rezil olmak içindeki öfkeyi her geçen büyütmektedir. Büyüyen öfkesi ile Trakyalıları dolduruşa getirerek Amazonların üstüne gönderir. Burada savaşa katılarak önüne geleni öldürür ve içini soğutmaya çalışır. Ancak işler yine Ares’in istediği gibi gitmez. Savaşın sonuna doğru oğlu Kyknos’un ölüm haberini alır.

Kyknos’un Ölümü

Kyknos savaşta babası için öldürdüğü kişlerin kafa tasından bir piramit yapar. Bu piramidin en tepesinde bir kafa tası için yer kalmıştır. Kyknos bura için kralın kafası tasını düşünmektedir. Tam piramidin tepesindeyken o bölgeden geçen Herkül ile karşılaşır. O kadar kişiyi öldürmenin gazıyla olsa gerek Herkül’e meydan okur. Herkül orada Kyknos’u öldürür ve yoluna devam eder.


Arkadaşlarınızla paylaşın!

69
69 noktalar

0 yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EnglishTurkish