Rhea: Yunan Mitolojisinde Olimposlular’ın Annesi


Rhea yunan mitolojisinde tanrıların annesi olarak bilinir, toprak ana Gaia ve titanların lideri Uranüs’un kızıdır. Aynı zamanda dağlık bölgelerin tanrıçası olarak da bilinir. Önceleri toprak ana Gaia, Kybele tanrılarına denk tutulmuş sonradan Olimpos’ta yaşamamasına rağmen Olimpos Dağı’nın ana tanrıçası sayılmıştır.

İsmi akış, refah ve kolaylık anlamlarına gelen doğurganlık ve annelik tanrıçası olan Rhea, zamanın ve nesillerin ebedi akışını temsil ediyordu. Bazı kaynaklara göre de Rhea, toprak ana Gaia ve titanların lideri Uranüs’un annesidir.

Rhea sakin,oldukça kibar ve nazik yapıda bir titandır. Kardeşi Kronos darbe girişiminde bulunup annesi Gaia ve babası Uranos’u tahttan indirip tahtın başına geçer. Bir süre sonra Rhea kardeşi Kronos ile evlenir. Böylece Titanlar için yeni bir çağ olan altın çağı başlamış olur. Bir rivayete göre Uranos ve Gaia, Kronos’a nasıl babasını devirdiyse doğacak çocuklarından biri tarafından devrileceği kehanetinde bulunur. Bu kehanetin gerçekleşmesinden çok korkan Kronos, doğan her çocuğunu doğduktan sonra yutmaya başlar.

 

Kronos’un Hükümdarlığı

Bu olay 2. Nesil tanrıların sahneye çıkışıdır. Çıkış noktası başlangıçta diğerlerinin hoşuna gitmese de “babasına bunu yapan bize neler yapmaz” diyerek Kronos’un hükümdarlığına boyun eğmek zorunda kalmıştır.

Kronos, da babasını devirip başa geçen her hükümdar gibi kendi başına da aynısının gelmesinden korkmuştur. Çok sonraki dönemlerde devrimci veliahtlar da başa geçtikten sonra aynı kaygı duymuştur. Bu sorunun çözümü olarak krallar ve hükümdarlar, çocuklarını kesmek, denize atmak, suikast düzenlemek veya boğdurmak gibi yollar seçmiştir. Kronos ise soruna farklı bir açıdan çözüm getirerek çocuklarını doğar doğmaz yeme yolunu seçmiştir. Bu konu ile ilgili İspanyol ressam Francisco de Goya’nın “Saturno devorando a su hijo” yani, “Çocuklarını yiyen Satrün” eseri mitoloji dönemini anlatan ünlü resimlerden biridir.

Konuyla ilgili diğer bir ünlü eser de şair Hesiodos’a aittir. Hesiodos yazdığı şiirde Kronos’un çocuklarını yemesini şu sözlerle anlatır:

“Korkuyordu Uranos’un mağrur

torunlarından biri

ölümsüzler arasında kral olacak diye.

Gaia ve Uranos bildirmişti ki ona

Ne kadar güçlüler güçlüsü de olsa

Kendi oğluna yenilmekti kaderi “

Rhea’nın Çocukları

İlk çocuğuna hamile olan Rhea bu kehanet yüzünden çok endişeliydi ancak ilk çocuğu olan Hestia, kız çocuğu olduğundan tahta tehlike teşkil etmez diye düşünüyordu. Rhea, çocuğu Hestia’yı kundaklayarak Kronos’a götürür. Kehanet yüzünden tahtını kaybetme korkusuyla yaşayan Kronos kundaktaki çocuğu kız mı yoksa erkek mi diye kontrol etmeden koca ağzını ağzını açıp bir anda yutar. O anda Rhea büyük bir dehşete kapılır. Çocuklarını koşulsuzca seven Rhea, yine de Hestia, Hera, Poseidon, Hades ve Demeter’in kocası tarafından yutulmasına mani olamaz.

Rhea yine hamile olduğu öğrenir. Katlanılmaz bu acıya son vermenin ve bu çocuğu kurtarmanın yollarını arar. Bunun için annesinden ve babasından yardım dilenir. Yaptıkları plana göre kundağa sarılı bir kayayı çocukları diye Kronos’a sunacaklardır.

Rhea bu arada Girit Adası’na giderek Küretler (Koribantlar) tarafından korunan İda dağındaki Lyktos mağarasında Zeus’u doğurur ve bakması için annesi Gaia’ya teslim eder. Küretler Zeus’u Kronostan koruma görevini üstlenirler. Küretler parmak adam anlamına gelen cücelerdir. Girit adasında demir çıkarıp işlerleler. Efsaneye göre Küretler, Zeus’un ağlama ve hıçkırık sesleri Kronos tarafından duyulmasın diye kılıçlarını tunç kalkanlarına vurarak yüksek ses çıkartmışlardır. Kuretler, aynı zamanda Zeus’unda annesi olan ana tanrıça Rhea’nın rahipleridir. Rhea geri döner ve planı uygulamaya koyar. Rhea bir kayayı kundaklayıp Kronos’a götürür. Kronos yine kundağı kontrol etmeden direk çocuk sandığı kayayı yutar. Plan başarı ile gerçekleşmiş ve Kronos kehanetin gerçekleşmeyeceğine inanarak büyük bir rahatlama yaşar.

Zeus büyür ve saklandığı yerden Olimpos Dağı’na ilk kez şarap dağıtan bir görevli olarak gelir. Zamanla Kronos’a yaklaşır ve bir gün içkisine tüm kardeşlerini kusturacak bir iksir karıştırır. Daha sonra on yıllık savaş başlar ve Zeus, Olimposlular ile bu savaşı kazanır. Kronos ve Titanlar yenilmişlerdir. On yıllık savaşı kazanan Zeus, Titanomahia’da Kronos’u milyonlarca parçaya bölerek savaşı sonlandırır ve Kronos’un parçaları Tartaros’a atılır ve orada hapsedilir. Bu sebepten dolayı Kronos hiçbir zaman tanrıların babası sıfatına erişememiştir. Aksine Rhea’ya tanrıların anası sıfatı yakıştırılmıştır. Çünkü kendisi doğan çocuklarını kurtarmak için mücadele eden, çocukları için endişe eden bir anneydi. Bundan dolayı tanrıların anası ya da büyük ana isimlerini almıştır. Rhea, Kronosun arkasından gider. Çocuklarını ne kadar sevse de sonuçta Kronos’un eşidir.

Rhea, Gigantomahia’da ok ve yayları ile donatılmış aslan sürerken ortaya çıkar ve Gigantları yener. Gigantlar, Olimpos tanrılarının Titanları yenmesi üzerine Rhea’nın annesi Gaia’nın Tartarus ile yarattığı yılan ayaklı ölümsüz devlerdir. Her Olimpos tanrısının sayısına eşit olacak sayıda yaratılmış ve Olimpos tanrılarının aksi özelliklerini taşımaktadırlar.

Siculus’a göre Kronos tarafından yutulmasın diye Poseidon Rhea tarafından kaçırılmış ve bakması için Telchines’e vermiştir. Ovidus’un Fasti’sinde Rhea, Kronos’un çocuklarına olan tutumu yüzünden delirmiştir. Öyle ki Kronos çocuklarını yuttuğu için annelik yapamamış, olan sütüyle de adı geçen aslanlarını besleyip emzirmiştir. Rhea genelde göksel bir araba çeken bir çift aslan olarak sembolize edilmiştir. Bu sembol genellikle şehir kapılarının girişlerinin üzerinde yer alan bir çift aslan şeklinde olurdu.

Rhea ve Kibele

Rhea zamanla birçok isimle anılmıştır. Bunlar “Kibele, İnana, Isis ve Artemis” gibi adlardır. Özellikle Kibele ismi ile Anadolu’da özdeşleşmiştir. Rhea gibi Anadolu ana tanrıçası Kibele de anaç bir kadın olarak tasvir edilir. Rhea ve Kibele’nin o kadar ortak özellik ve yönleri vardır ki Kibele’nin Rhea olduğuna inanılır.  Roma döneminde ise Magna Mater adıyla geçer. Yani ana tanrıça. Amazon kadın savaşçıları da ana tanrıçanın hizmetinde ve ona bağlıydılar. Savaşta kullandıkları kalkanları onun sembolünü taşımaktaydı.

Rhea’nın Zeus’u Girit adasında doğurmasından dolayı kendisine ilk ibadet edilen yerinde burası olduğuna inanılmaktadır. Rhea ismi birçok yerde bile günümüzde geçmektedir. Öyle ki; güneş sisteminin ikinci en büyük gezegeni olan Satürn’ün en büyük uydusuna bu isim verilmiştir.

 


Arkadaşlarınızla paylaşın!

74
74 noktalar

0 yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir