Sirenler Yaratığı (Ölümün Tatlı Şarkısı) Nedir?


Sirenler yaratığı, diğer ismi Seirene  ( Yunanca Σειρήνες ya da Acheloides), İtalya’nın güneybatısında bulunan sahildeki görünmeyen tehlikeleri ve sayısız kayayı simgelemektedir. Bu çevrede dolaşan denizciler sirenlerin söylediği şarkılar ile büyüklenip gemilerini kayalıklara sürmüşler ve sirenlere yem olmuşlardır.

Deniz kızlarından en büyük farkından biri iki kuyruğa sahip olmalarıdır. Sirenler mitoloji konusundan birisi de ‘’Siren şarkısı’’ terimidir. Sirenlerin çok güzel sesleri olduğu ve bu sesleri ile denizcileri büyüleyip yanlarına çekip yedikleri söylenmektedir.

Sirenler Nedir?

Sirenler, bedenlerinin üst kısımları genç bir kız, alt kısmı ise bir deniz kuşu görümünde olan bir deniz perileridir, omuzlarında kanat bulunmaktadır, sesleri o kadar etkileyici o kadar büyüleyicidir ki denizcileri ölüme sürüklediği söylenir. Sirenler hakkında bilgi bu şekildedir.

Sirenlerin özellikleri sesleridir. Denizciler seslerini duymamak için yakınlarından geçerken kulaklarını kapattıkları söylenirmiş. Sayıları görüldükleri yere göre 3 ile 5 arasında farklılık göstermektedir.

Sirenler ile deniz kızlarının arasındaki farkları nelerdir?

  • Sirenler su canlısı değillerdir. Deniz kızları su canlısı olarak bilinirler.
  • Sirenler sadece Yunan mitolojisinde bulunurken, deniz kızları hemen hemen tüm kültürlerde bulunurlar.
  • Sirenler kötü niyetli gösterilmektedir. Deniz kızları ise yardımsever ve nazik olarak bilinir. Bazı hikayelerde insanlara aşık olduğu bile görülmektedir.

Sirenler Efsanesi

Sirenler efsanesi için, Odise Destanına bakmak gerekmektedir.

Odysseus savaşçı arkadaşları ile birlikte, sirenlerin bulunduğu kayalıklara yaklaşırken, Ulu Tanrıça Kirke altın tahtından seslenir;

‘’Odysseus ne yaparsanız yapın, sirenler yaratığı tehlikelidir sakının! Büyüleyici seslerinden sakının. Kim dinlerse onu yandı. Bir daha evine, çocuklarına, karısına kavuşamaz.

Beklemeyin orada, gidin! Arkadaşlarının kulaklarını balmumu ile tıka ki sirenlerin sesini duymasınlar. Seni bağlasınlar orta direğe, sadece sen dinle o sesleri. Yalvarırsan dostlarına beni çözün diye, bir kat daha bağlasınlar seni direğe.’’

Odysseus, Tanrıça Kirke’nin sözlerini arkadaşlarına anlattı ve uyardı. Gemileri sirenlerin kayalıklarına varmıştı bile… Derken deniz o kadar sakindi ki çarşaf gibi olmuştu.

Odysseus, balmumunu arkadaşlarının kulağına sürdü. Arkadaşları ise onu orta direğe bağladılar.

Sirenler çoktan fark etmişti onların gemisini. Başladılar büyüleyici ezgilerini söylemeye.

‘’Gel buraya dillere destan Odysseus; akhaların kanı, şerefi. Gemini durdur da duy bizim sesimizi. Hiçbir gemi geçemedi buradan durup ezgimizi dinlemeden geçemedi. Hepsi doya doya dinledi bizi… Biliyoruz Troya’da olanı biteni…’’

Odysseus o tatlı dillerinden dökülen ezgilere karşı zorlanıyordu. Arkadaşlarına çözmeleri için yalvarmaya başladı. Arkadaşları kulakları tıkalı olduğundan duymadı bile Odysseus’un sesini.

Ölümün tatlı ezgisinden böyle kurtuldu Odysseus ve arkadaşları.


Arkadaşlarınızla paylaşın!

82
82 noktalar

0 yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EnglishTurkish