İskandinav Mitolojisinde Tanrı Thor Kimdir?


Thor bir tanrı olarak İskandinav mitoloji tarihinin en güçlü, kuvvetli ve büyük tanrılarının başında gelmektedir. Ayrıca gök gürültüsü tanrısı olarak tanınmıştır. Thor’un bilinen bir diğer isimleri ise Donar, Donner, Thunraz,Thunor’dur.

İskandinav Mitolojisine Göre Thor Kimdir?

Bu gücünün ve kuvvetinin temeli babasına kadar dayanmaktadır. Babası Odin’in tanrı Thor’a vermiş olduğu iki büyülü obje ile Thor çok daha güçlü ve kuvvetli olmuştur. Babası Odin’in vermiş olduğu objelerden ilki Mjöllnir’dir. Mjöllnir ismi miyölnir olarak telaffuz edilmektedir. Mjöllnir isminin anlamı kırıp döken parçalayan büyük bir çekiç anlamına gelmektedir.

Mjöllnir Çekici Hikayesi

Bu büyük ve ihtişamlı çekici oldukça ilginç olarak iki minik cüce yapmıştır. Cücelerin isimleri Brokkr ve Eitri’dir. Rivayete göre Çekiç yapılmaya başlanmışken bir diğer tanrı olan Loki sinek kılığına bürünerek cüceleri ısırmış ve onları rahatsız etmeye başlamış, rahatsızlık içerisinde olan cüceler bir kaza yapmış ve Thor ile bütünleştirilmiş olan o ünlü çekicin sapı kısa kalmıştır.

Thor kimdir?
Thor kimdir?

Bu küçük iki cüce efsanevi çekice farklı ve değişik birçok özellikte vermişlerdir. En büyük özelliğinin başında Thor’un çekici kolayca taşıyabilmesi ve ihtiyaç duyduğu anda yanında olabilmesi için küçülebilme özelliği vermişlerdir. Bir diğer önemli özelliği bumerang olarak bilinen bir yönetmedir. Çekiç bir düşmana fırlatıldığı anda adeta bir bumerang gibi tekrar sahibi olan Thor’un eline geri dönmektedir. Thor ne zaman kılık değiştirmeye kalksa ilk olarak kendi etrafında hızlıca döndüğü bilinmektedir. Thor’un tüm doğal afetleri ve fırtınaları çekici ile kontrol altına alındığı da bilinmektedir. Efsanevi özelliğe sahip olan çekici ile tüm yağmurları yağdırıp, tüm evlilikleri ve objeleri de kutsayabildiği söylenmektedir.

Mjöllnir Çekici

Thor’un bu kadar efsane hale gelmesini, bu kadar güçlü ve kuvvetli olmasını sağlayan şey yalnızca kullandığı çekici değildir. Bir diğer objesi ise Meginjjord’dur. Yani Thor’un beline takmış olduğu kemerdir. Bu kemer sayesinde Thor gücüne güç katmış efsane haline gelmiştir. Çünkü bu kemer tanrı Thor’a gücünü tam iki kat arttırmıştır.

Thor’un Keçileri

Bunların yanı sıra Thor’a ait olan iki adet keçi de bulunmaktadır. Bu keçilerden birinin ismi Tanngniost yani diş çatırdatan, bir diğeri ise Tanngrinir o da diş gıcırdatan anlamlarına gelmektedir. Bu iki keçinin çekmiş olduğu bir arabası mevcuttu Thor’un. Keçilerin çekmiş olduğu bu araba hem yerde hem de gökte gidebilme özelliğine sahiptir. Perşembe gününün isminin temeli buradan gelmektedir. Marvel Comics 1960 senelerinde Thor için yepyeni bir kahraman olarak yapmış olduğu çizgi romanlarına dahil etmiştir. Ayrıca bazı dönem aralıklarında DC Comics seri çizgi romanlarında da Thor’a yer vermiştir.

Thor ve Sif

Tanrı Thor Odin ve Frigg’in birlikteliğinden dünyaya gelmiştir. İskandinav mitoloji tarihi incelendiğinde Odin’den sonra yaşamış olan en büyük tanrı olarak kabul edilmiştir. Sarı altın saçları ve güzelliği ile nam salmış olan Sif ile evlenmiştir.

İskandinav mitoloji tarihi incelendiğinde tüm tanrıların içerisinde en kurnaz ve en tehlikeli ve en kötü olanının Loki olduğu görülmektedir. Bu kötülüğünün en büyük örneği ise Thor’un eşi olan Sif’e duyduğu aşktır. Loki Sif’e onu sevdiğini ve aşık olduğunu onunla evlenmek istediğini söylemiştir.

Sif’in Saçları

Ancak Sif duydukları karşısında korkunç bir öfkeye kapılmış ve Loki’yi reddetmiştir. Loki bu durumu uzun bir süre hazmedememiş reddedilmeyi kaldıramamıştır. Bir gece vakti Sif derin bir uykuya daldığında farklı bir kılığa bürünerek Sif’in yanına gitmiştir. Sif’e güzellik katan o uzun sarı altın saçlarını kesmiş ve kestiği tüm saçları da bir an olsun düşünmeden yakmıştır.

O anlatıla anlatıla bitirilemeyen Sif’in güzelliğinden geriye bir şey kalmamıştır artık. Saçları ile birlikte Sif’in tüm güzelliği ve çekiciliği de sona ermiştir. Thor sabah uyandığında gördüğü manzara karşısında büyük bir şaşkınlık yaşamıştır. İlk etapta yaşadığı şaşkınlık ile ne yapacağını bilemeyen Thor eşi Sif’ten boşanmak ve onu cezalandırmak yerine ona bunu yaşatan kişiden intikamını ve öcünü almaya karar vermiştir.

Bir müddet düşünüp bunu kimin yapabileceği noktasında fikir yürütmüştür ve en sonunda bunu Loki’den başka kimsenin yapmayacağına emin olmuştur. Vakit kaybetmeden kötü ruhlu Loki’yi aramak için peşine düşmüştür. İskandinav tanrılarının tamamı ölümsüz olma özelliğine sahip değildir. Peşinde düşen Thor’dan haberdar olan Loki büyük bir korku ve endişe yapamaya başlamıştır. Ölümsüz olmadığı için ölmekten korkan Loki kendisini affetmesi için Thor’dan af dilemiş özür dilemiştir.

Loki daha sonrasında soluğu cüce olan İvaldi’nin oğullarının yanına gitmiştir. Oldukça tanınmış ve ünlü olan bu cüceler Sif için altın tellerinden saç yapmaya başlamışlar. Uzunca bir süre uğraştıktan sonra tam istedikleri gibi güzelleri güzeli Sif’e yakışacak altın saç tellerini yapmışlardır.

Loki Thor’un onu affetmesi için Sif’e yaptırmış olduğu altın saçları kendi elleri ile Thor’a götürmüştür. Altın saçları eşi Sif’e kendi elleri ile takmış Thor, ve böylelikle altın saçlı tanrıça ismi bu olaydan sonra Sif olmuştur.

Her şey Sif’in Saçları İçin

Diğer bir söylenceye göre Thor’un kendisini tehdit etmesi nedeniyle planlar kuran Loki, Sif’in saçlarını yerine getirebilmek için dahihane bir plan kurmuştur. O dönem cücelerin zaanatkarlığı ve işçilikleri nam salmıştır. Bu cücelerin en ünlüleri ise tıpkı birbirine benzeyen İvaldi’nin Oğulları ve usta zanaatkarlar olan Brokkr ve Eitri’dir.

Loki İvaldi’nin oğullarına giderek sarayda bir yarışma düzenleneceğini ve en güzel hazineleri getiren cücelerin, dokuz diyardaki en yetenekli zanaatkarlar ilan edileceğini söylemiştir. Ayrıca Brokkr ve Eitri’nin de bu yarışmaya katıldığını ve duyduğuna göre kendilerinden daha iyi olduklarını söylemiştir. Bu arada yarışmanın bir şartının da hediyelerden birisinin altından olan ve başa takıldığında kendiliğinden uzayan, daha önce görülmemiş güzellikte bir saç olması gerektiğini, son olarak da toplam üç hediye getirmeleri gerektiğidir.

Loki daha sonra Brokkr ve Eitri’nin yanına giderek İvaldi’nin Oğulları’nın en ünlü zanaatkar olduğunu iddia ettiklerini ve bunu ispatlamak için tanrılara üç hediye götüreceklerini söylemiştir. Brokkr ve Eitri’nin kendilerinin İvaldinin Oğullarından çok daha iyi hazineler yapabileceğini söylemiştir. Ancak Loki onları oyuna getirmek için “Bence yapamazsınız, bu iddia için başımı bile ortaya koyarım” demiştir.

Tanrıların Hazineleri

Brokkr ve Eitri Loki’nin bu önerisini kabul edere eğer yarışmayı kazanırlarsa, kafasını kesip alacakları konusunda Loki ile anlaşmıştır.

İvaldi’nin Oğulları zanaatkarlıklarını konuşturarak Sif’in saçları dahil üç birbirinden güzel hazine getirmiştir. Bunların ilki tam da Loki’nin istediği gibi olan Sif’in saçlarıdır. İkincisi ise katlanarak cebe bile sığabilen, havada ve denizde gidebilen ve rüzgarı daima arkasına alan Freyr’in gemisidir. Üçüncü hediye ise attığı hedefi her zaman vurabilen Odin’in Mızrağı Gungnir’dir.

Brokkr ve Eitri ise tanrıların değerlendirmesine sunmak adına üç büyüleyici hazine getirmiştir. Ancak son hazineyi yaparken Loki kafasının yerinde kalmasını istediği için onların çalışmalarını sabote etmiştir. Brokkr ve Eitri Mjöllnir yaparken Loki bir sinek kılığına girerek çekicin tamamlanmasını bozmuştur ve Mjöllnir’in sapı kısa kalmıştır. Bunun yanında Brokkr ve Eitri Freyr için altından bir domuz olan Gullin-Börsti’yi ve Odin için ise her gece kendisinden sekiz adet kopya yaratan Draupnir isimli bilekliği yapmışlardır.

Yarışmanın sonunda tanrılar Brokkr ve Eitri’nin hediyelerini beğenmiş olsa da Loki her zaman ki gibi başını kesilmekten kurtarmıştır. Cücelere kendisinin başını vadettiğini ancak başını kesebilmeleri için boynunu da kesmeleri gerektiğini ve bunun adil olmadığını söylemiştir.

Sonunda Thor eşinin bu yeni altın saçları eskisine göre çok daha güzel ve çekici olduğunu anlamış ve ona daha büyük bir tutku ve aşk ile bağlanmıştır. Thor ve Sif’in birlikteliğinden Thrud isminde bir kızları, Lorride isminde de bir oğlu dünyaya gelmiştir. Dört kişilik bu aile Thrudheim’de olan 540 odası bulunan Bilskirnir sarayında huzur ve mutluluk içinde yaşamışlar.

Thor’un Maceraları

Rivayete edilene göre tanrıların yaşadığı evleri yapan Thrym aşk tanrıçası olan Frejja’yı görmüş ve onu çok beğenmiştir. Hiç vakit kaybetmeden ona evlenme teklifi etmiştir. Freyja bu tekliften hiç hoşnut olmamış ve sert bir dil kullanarak teklifi reddetmiştir.

Thrym Thor’a ait olan Mjöllniri yani efsane çekicini kaçırmış bu çekicin karşılığında da Thor’dan fidye olarak Frejya’yı istemiştir. Thor kendisi için çok önemli olan çekicini geri almak için bir plan yapmıştır. Yaptığı bu planı tüm tanrılara açıklamıştır. Yaptığı plan doğrultusunda hareket etmeye başlayan Thor üzerine Frejya’nın gelinliğini giymiş ve Frejya’ya ait olan tüm mücevherleri üzerine takmış vakit kaybetmeden devlere ait olan ülkeye gitmiştir.

Thyrm Frejya kılığına girmiş olan Thor’u görür görmez elinde ki Thor’a ait olan çekici bir yana atmış ve Thor’a doğru koşmaya başlamıştır. Tam o anda Thor çekicini hemen kapmış ve kaptığı gibi Thrym’in kafasına indirmiştir.

İki Keçi

Başka bir efsaneye göre ise Thor yoksulluk, fakirlik ve açlık ile mücadele eden köy halkına yardım etmek için kendisine ait olan iki keçiyi kesmiş ve köy halkına pişirip vermiştir. Eğer ki keçilerin derileri güzel yüzülürse ve tüm kemikleri de bu portların içine konursa Mjöllnir’in bir kerameti olarak bu keçiler yeniden canlanırmış.

Bu sebepten dolayı köy halkı ziyafet ve şölen yaptığında bu iki keçinin kemiğinin zarar görmemesi için çok dikkat edermiş. Ancak köy halkından genç bir delikanlı bu kemiklerin bu kadar önemli olduğunu bilmediğinden kemiklerden birini parçalamış ve içinde olan iliği emmeye başlamıştır. Tam o esnada orada geçmekte olan Thor gördüğü manzara karşısında hiç vakit kaybetmeden delikanlının yanına gitmiş ve elindeki tüm kemikleri toplayıp bir araya getirmiş ve iki keçiyi de yeniden canlandırmıştır.

Ancak canlanan keçilerden birinde kırık kemik olduğu için yürürken aksadığı görülmüştür. Bu sebepten dolayı Thor genç delikanlının ailesine zarar vermemek onların kökünü kurutmamak için genç delikanlıyı kendine köle etmiştir. Ancak bu sebeple ailesine zarar vermeyeceğini açıklamıştır. Durum böyle olunca genç delikanlının ailesi hiç düşünmeden delikanlıyı Thor’a vermişlerdir.

Sadece bunlar değil elbette İskandinav mitoloji tarihin de oldukça önemli bir yere sahip olan tanrı için anlatılan çok sayıda rivayet bulunmaktadır. Bunlar sadece akılda kalan en bilinen birkaç hikayeden biri olmuştur. Thor’un tüm hikayelerini ve tüm maceralarını zihinde tutup anlatabilecek kadar hiç kimse bilge değildir.

Thor’un Ölümü

Midgard’da yaşamış olan ve oldukça korkunç bir görünüme sahip olan yılan Jörmungand, tanrı Odin’in kardeşi olabilmeyi başarmıştır. Thor bu yılanla kıyasıya bir mücadele içerisine girmiş ve yılanı yenmeyi başarmıştır. Ancak yılan tam suya devrileceği anda kuyruğunu tanrı Thor’a doğru uzatmış ve kuyruğunda ki zehrin Thor’a bulaşmasını sağlamıştır.

Hem yılan Jörmungand hem de tanrı Thor orada ölmüştür. Ancak Ragnarok’un hemen sonrasında Mjöllnir isminde ki çekiç ve Odin’in asasında olan güç kuvvet tüm tanrılar yeniden canlanmış ve dirilmiştir.

Kaynaklar;
www.britannica.com
norse-mythology.org
Norse Mythology by Neil Gaiman


Arkadaşlarınızla paylaşın!

70
70 noktalar

0 yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EnglishTurkish