Yunan mitolojisinde Devler ve Tanrıların Savaşı


 Yunan mitolojisinde Devler, Typhon ve Zeus arasında yaşanan bir kanlı bir savaş bulunmaktadır. Bu yazımızda yunan mitolojisinde Devler ve Tanrılar arasındaki savaşı anlatacağız.

Günümüzdeki dinler gibi klasik mitolojide insan ve insanüstü tanrıların arasındaki ilişkileri konu almıştır. Anlatılarda genellikle tanrılar insani duygular ile hareket etmişlerdir. Bu örnekte okuyacağınız gibi tanrıların duygusal tepkilerinin sonu her zaman dramatik sonuçlar doğurmuştur.

yunan mitolojisinde devler
yunan mitolojisinde devler

Tanrıların kralı Zeus’a savaş açan yalnızca Hera değildir. Hera, kocası Zeus’tan daha iyi bir yönetici olacağını düşündüğü için ona karşı savaş ilan etmiştir. Ancak hikayenin sonunda savaşı kaybederek feci bir şekilde cezalandırılmıştır. Hera’nın cezası gökyüzünden ayaklarına örs bağlanarak sarkıtılmaktadır.

Ancak ibreti alem için verilen bu ceza yeterli görülmemiş ki başka bir tanrıça daha Zeus’tan intikam almak istemiştir. Bu hepimizin Toprak ana olarak bildiği Tanrıça Gaia’dır. Gaia kendi türü olan Titanların, Tartaros’a hapsedilmesi karşısında çok öfkelenmiştir. Tanrıça Gaia öcünü almak için Zeus’a karşı devleri kışkırtmıştır.

Aslında buraya kadar tanıdık bir hikaye anlattık, bu söylenceler bir çoğumuzun bildiği God of War 3 oyunundaki savaşın başlangıcı!

Yunan Mitolojisinde Devler

Yunan mitolojinde devler korkunç yaratıklar olarak tasvir edilmiştir. Devler başları ve vücutları insana benzeyen ancak ayakları yerinde yılanlar olan, devasa ve güçlü yaratıklar olarak bilinmektedirler. Devasa büyüklükte olan devler, birbirine karışmış saç ve sakallarının verdiği ilkel görünüm ile korku saçan yaratıklardır.

Devler tanrılar için gerçekten korku saçan yaratıklardır. Bunun temel nedeni görünümlerinin yanında ölümsüzler tarafından öldürülmelerinin imkansız olmasıdır. Yani tek başına tanrıların devleri öldürecek gücü bulunmamaktadır. Ancak devler yalnızca bir ölümlü ve bir ölümsüz birlikte hareket ederlerse öldürülebilir. İşin daha da kötüsü Devlerin ölümlüleri bir tür bitkiyle kendilerinden uzak tutabilmesidir. Ancak Zeus bu durumu ön görerek bitkiyi yeryüzünden sonsuza kadar kaldırmıştır.

Devler ve Tanrıların Savaşı

Devler tanrılara karşı savaşı gökyüzüne kayalar ve ağaçları atarak başlattılar. Bunu gören tanrılar hemen harekete geçti. Ancak devleri öldüremedikleri için yaptıkları yalnızca kendilerini korumak amaçlıydı.

Bir kahin Zeus’a devleri yalnızca bir ölümlünün yardımı ile yenebileceklerini söyledi. Zeus, Athena’yı çağırarak yeryüzüne inmesini ve ona bir ölümlüden oğlu olan Herakles’i getirmesini istedi. Herakles savaşa katılınca tanrılar üstün gelmeye başladılar. Athena ve Herakles devlerin lideri olan Alcyoneus’u tuzağa düşürmeye çalıştı. Athena Alcyoneus’un dikkatini çekerken Herakles zehirli bir ok attı. Ancak Alcyoneus’un bir özelliği vardı. Kendi topraklarındayken hiçbir şey ona zarar veremezdi. Bu yüzden Tanrıça Athena, Herakles’e Alcyoneus’u topraklarının dışına çıkarmasını söyledi. Toprağının dışına çıkarılan dev hemen oracıkta öldü.

Alcyoneus öldükten sonra devlerin liderliğini Porphyrion aldı. Porphyrion Tanrıça Hera’yı öldürmek istiyordu. Zeus bunu görünce Hera’yı bir yem olarak kullandı ve devi yıldırımları ile gafil avladı. Herakles’de deve bir ok atarak onu öldürdü.

Devler iki büyük liderini kaybedince tanrıların zaferi neredeyse kesinleşmiş oldu. Ancak devler son dakikaya kadar tanrılara karşı amansız bir savaş verdiler. Daha sonra ise tanrılara tarafından beklenmedik bir olay gerçekleşti.

Typhon Savaşa Katılıyor

Gaia devlerin yenildiğini öğrenince titanların bir daha asla Tartaros’tan kurtulamayacağını düşündü. Savaşı kazanabilmek için hemen Typhon adındaki canavarı doğurdu.

Typhon tüm tanrıların ve ölümlerin gördüğü en korkunç canavardı. O kadar devasaydı ki bir eli doğuya bir eli batıya uzanıyordu. Tüm canavarda olması gereken her şey sanki vücudunda toplamıştı. Typhon’un yüz yılan başı bulunmaktaydı. Çatal dilli yılanların gözlerinden ateşler fışkırıyor ve her biri farklı bir ses tonu ile çığlıklar atıyordu. Bu da yetmezmiş gibi bir de uçabilmesini sağlayan kanatlara sahipti. Bütün bedeni, korkutucu hayvanlar, tanrılar ve ölümler ile kaplıydı.

Canavar Typhon Olimpos Dağı’na doğru ilerlemeye başladı. Onu gören tanrıların dili tutuldu ve kaçmak için kendilerini hayvan kılığına soktular. Ares ve Afrodit balık kılığına, Apollo bir kuşa, Hephaistos bir mandaya, Dionysos bir keçiye ve Hermes ise bir turnaya dönüştü.

Tanrıça Athena korktuğu için babası Zeus’a kızdı. Çünkü Typhon’dan korkan Zeus bir koç kılığına girmişti. Ancak Olimpos’un tepesinde canavarı bekleyen Athena’yı görünce cesaretlendi ve eski haline geri döndü.

Zeus canavara yıldırımlarını atmaya başladı, yıldırımlar Typhon’un sendelemesine neden oldu. Canavarın yere düştüğünü gören Zeus eline bir orak alarak onu öldürmek için ileri atıldı. Ancak Typhon’a hiçbir şey olmamıştı ve aralarında kanlı bir savaş başladı. Sonunda Canavar Zeus’un orağını ele geçirdi. Tanrı Zeus’un kol ve bacaklarını keserek onu hareketsiz kıldı. Typhon Zeus’un parçalarını Delphyne isimli ejderhaya emanet ederek oradan ayrıldı.

Savaş henüz bitmemişti, Pan ve Hermes nöbetçi Delphyne’i kandırarak Zeus’un parçalarını çalmayı başardılar. Parçaları elde eden Zeus tanrıların içkisinden içerek tekrar güçlendi ve yanına yıldırımlarını da alarak canavarın peşine düştü.

Canavarın  Sonu

Zeus canavar ile karşılaştığında kendisine yaptıkları için hiç merhametli davranmadı. Typhon’un üzerine düzinelerce yıldırım gönderdi. Bu durumdan kurtulmak için canavar bir mağaraya sığındı. Bu mağarada kader tanrıçaları olarak bilinen Moirai ile karşılaştı. Tanrılar eğer ölümlülerin yediklerinden yerse daha da güçleneceğini söylediler. Fakat durum söyledikleri gibi olmadı, yiyecekleri yiyen Typhon daha da zayıfladı. Zeus Typhon’u tekrar yıldırımları ile cezalandırdı. Canavar ise Zeus’un devasa dağları yerinden sökerek fırlattı ancak Zeus bu saldırıyı savuşturdu.

Bu noktadan sonra canavarın sonu ile ilgili iki ayrı söylence bulunmaktadır. İlk söylenceye göre Zeus bir adaya yerinden söküp canavarın üzerine fırtlatmıştır. Canavar ölümsüz olduğu için halen bu adanın altındadır ve adanın üzerinden denize ulaşan lavlar canavarın nefesidir.

İkinci söylenceye göre ise Zeus yıldırımları ile Typhon’un yanmasını sağlar ve sonrasında onu Tartaros’a, titanların yanına hapseder. Antik yunanda insanlar Typhon’un kuvvetli rüzgarlara neden olduğunu düşünmüştür. Bu nedenle bu rüzgarlara Tayfun denmektedir.


Arkadaşlarınızla paylaşın!

76
76 noktalar

0 yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EnglishTurkish