Yunan Mitolojisinde Evrenin ve İnsanların Yaratılışı


Günümüzde halen evrenin nasıl yaratıldığı veya oluştuğu hakkında yeni teoriler ortaya sürülüyor. Tarih öncesi toplumlarda da evrenin, yani onların o zaman tanıdığı dünyanın nasıl yaratıldığıyla ilgili birçok teori vardır. Ancak bu teorilerin bir çoğunun en önemli noktası her şeyin bir kaos ile başlamasıdır.

Yunan mitolojisi, Mısır mitolojisi, Sümer mitolojisi ve daha birçoğu tanrılardan önce evrenin yalnızca bir kaos olduğunu düşünüyordu. Aslında pek de yanılmadılar günümüzde araştırmacılar evren hakkında her gün yeni şeyler keşfetmekte. Bu keşiflerden birisi de evrenin büyük patlama sonucu oluştuğudur. Yıllar önce antik toplumların düşündüğü her şeyin başlangıcında kaos olduğu fikri pek de mantıksız değil, öyle değil mi?

Yunan Mitolojisine Göre Evren Nasıl Yaratıldı?

Yunan mitolojisine göre Dünya, denizler ve gökyüzü yokken tüm bu unsurlar hep bir arada kaos içerisinde bulunmaktaydı. Kaos Yunanlılara göre çok dağınık ve biçimsiz nesneleri içerisinde barındırıyordu. Ancak bu nesneler içinde antik Yunanlılara göre dünyamızı oluşturacak olan temel yapı taşları da bulunmaktaydı. Onlara göre kaos içerisinde hiçbir şey yerli yerinde değildi. Gökyüzü yoktu, taşlar yerinde değildi, soludukları hava dahi bulunmuyordu.

Yunan Mitolojisinde Evrenin ve İnsanların Yaratılışı
Yunan Mitolojisinde Evrenin ve İnsanların Yaratılışı

Tüm bu nesnel unsurlar kaos içerisinde birbirlerine üstün gelmeye çalıştılar. Sonunda bir güç tarafından ki bu gücü yunan mitolojisi de tam olarak açıklanmıyor, evren birbirinden ayrıldı. Dağlar denizlerden, gökyüzü yeryüzünden, sıcak soğuktan ayrıldı. Bu durum evrenin oluşması için gereken altyapıyı sağlamış oldu.

Büyük ayrılma sonucunda dünyanın şekillendirilmeye ihtiyacı vardı. Büyük bir güç tarafından dünyaya ilk şekli verildi. Dağlar yerine kondu, denizler boşluklara dolduruldu, gökyüzü düzlendi ve hava ile dolduruldu. Yaratıcı karanlığın içerisinde yıldızları çekip çıkardı ve daha sonra ıssız olan yeni Dünya’ya hayvanları ekledi. Fakat insanoğlu ve bazı hayvanlar halen yaratılmamıştı. Yunan mitolojisine göre bildiğimiz evrenin kuruluşu bu şekilde tamamlandı.

 Toprak Ana Gaia

Söylenceye göre Toprak Ana Gaia bir gece uykusundayken Uranüs’ü dünyaya getirmiştir. Uranüs annesiyle çiftleşerek (klasik mitolojide bu tarz ilişkilere izin vardır) dünyanın eksik kalan nesnelerini ve hayvanlarını yaratmıştır. Ağaçlar, hayvanlar, göller, denizler bu ilişki sonucu oluşmuştur. Uranüs ve Gaia’nın bunlar dışında başka çocukları da olmuştur. Bu çocuklar Titanlar, Kikloplar ve Yüz elliler olarak bilinmektedir.

Bu soydan gelen Nyx (gece), Erebus ile birlikte olarak Hemera’yı (Gün) ve Aether’i (hava) yaratmıştır. Tanrıça Nyx’in bunlar dışında da birçok çocuğu olmuştur. Yunan mitolojisinde ölüm olarak bilinen Thanatos, uyku tanrısı Hypnos, intikam tanrısı Nemesis, fitne tanrıçası Eris, yaşlılık olarak bilinen Geras, Oneiroi olarak bilinen rüyalar, Moirai olarak bilinen kader ve daha nicesi Nyx tarafından yaratılmıştır. Tanrıça Nyx’ten sonra ondan gelenler bu döngüyü devam ettirdiler. Sonunda herkesin Olimpos Tanrıları olarak isimlendireceği Yunan Panteonu ortaya çıkmış oldu.

Yunan Mitolojisine Göre İnsanın Yaratılışı

Bu noktaya kadar Kaos’tan evreni düzenleyen yaratıcı insanın ortaya çıkması için gerekli ortamı oluşturmuş oldu. Roma ve yunan mitolojisinde popüler olan söylencelerde insan birden bire ortaya çıkmıştır. Kaos’un tanrıça Gaia’ya bıraktığı tohumları arasında insan tohumu da bulunmaktadır. İlk etapta günümüzden farklı bir şekilde ilkel insanların ortaya bu şekilde çıktığı düşünülmüştür.

İnsanoğlunun yaratılışından sonra onu medeni kılan olayların başrolünde Prometheus adında bir tanrı rol oynamaktadır. Prometheus titan soyundan gelmektedir ve Gaia’nun çocuklarından birisidir. Prometheus’un kardeşi Epimetheus’a dünyadaki canlıları yaratma ve koruma görevleri verilmiştir. Yunan mitolojisine göre canlılar özelliklerini Epimetheus’dan almıştır. Yılanlar derilerini, balıklar pullarını, boğalar boynuzlarını Epimetheus’a borçludur. Prometheus ise Epimetheus’un yaptıklarını denetlemekle görevli tanrıdır.

Ancak sıra insanoğlunun yaratılmasına geldiğinde Epimetheus bunu bizzat kendisi yapmak istemiştir. Topraktan ve kilden parçaları alarak su ile karıştırıp tanrılara benzer figürler yapmaya başlamıştır. Yunan mitolojisine göre ilk insan şu olduğundan daha farklıdır ve mükemmel halini alana kadar birçok evreden geçmiştir.

Epimetheus yaptığı işte başarılıdır ve tüm hayvanların korunması için gerekli olan özellikleri vermiştir. Prometheus da kendi yaptığı insanın korunması için bir şeyler yapmak istemiş ve insanlara ateşi vermeyi düşünmüştür. Ancak Kral Tanrı Zeus, Prometheus’un ileri gittiğini düşünerek kutsal olan ateşi insanlara vermeyeceğini söylemiştir. Bunun üzerine Epimetheus tanrılardan ateşi çalarak insanoğluna hediye etmiştir. Bu durum insanların medeni hale getirilmesi olarak yorumlanabilir.

Zeus Olimpos Dağı’ndan aşağıya baktığında yanan ateşi görmüş ve çok sinirlenmiştir. Prometheus’u kendisine karşı geldiği için yakalatarak cezalandırmıştır. Prometheus bir dağa zincirlenmiş ve bir kartal her gün onun ciğerini parçalayarak yemiştir. Söylenceye göre tanrı Prometheus’un her gün parçalanan ciğeri ertesi sabah yenilenmiş ve işkencesi Herakles tarafından kurtarılana kadar devam etmiştir. Tanrılardan ateşin nasıl çalındığı ve Pandora’nın Kutusu ile nasıl ilişkilendirildiğini BURAYA tıklayarak okuyabilirsiniz.


Arkadaşlarınızla paylaşın!

83
83 noktalar

0 yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EnglishTurkish